2002 Avrupa Birliği Yenilikçilik Göstergesi – Teknik Dokümanı No:2 (Aday Ülkeler: Türkiye)

0
1276

Bu yazı, Avrupa Birliği 6. Çerçeve Programı Basın Temas Sorumlusu Virginia Mercouri’nin “Kobi Efor Dergisi” ile kurmuş olduğu işbirliği sonucu hazırlanmıştır.

‘Avrupa Birliği Yenilikçilik Göstergeleri’ veya orijinal adı ile ‘European Innovation Scoreboard (EIS)’ çalışması, 2000 Lizbon zirvesinde ortaya çıkan ihtiyaç ve talebe bağlı olarak hazırlanmaya başlamış, 2002 yılı için üçüncüsü hazırlanmış ve AB resmi sitesi CORDIS’te yayımlanmıştır.

Bu göstergeler yüksek teknoloji içeren yenilikçiliğe odaklanmış olup, göstergelerin amacı, Avrupa Birliği’ni önümüzdeki 10 yıl içinde dünyanın en rekabetçi ve bilgiye dayanan ekonomisi haline getirme amacına ulaşabilme sürecini takip edebilmektir. ‘Avrupa Birliği Yenilikçilik Göstergeleri’, 4 kategori altında toplanan 17 ana ve 4 yardımcı göstergeden oluşur. Bu kategoriler; yenilikçilik açısından insan kaynakları, yeni bilgi yaratma kapasitesi, bilgiyi yayma ile onu uygulama, yenilikçilik finansı, çıktıları ve pazarları olmak üzere 4 ana başlıkta toplanmaktadır.

‘Avrupa Birliği Yenilikçilik Göstergeleri’:

  • Yenilikçilik açısından insan kaynakları

1.1 Bilim ve mühendislik mezunları yüzdesi (20-29 yaş arası için)

1.2 Yüksek öğretime sahip olanların yüzdesi (25-64 yaş arası için)

1.3 Eğitime devam edenlerin yüzdesi (25-64 yaş arası için)

1.4 Orta ve yüksek teknoloji üretiminde çalışanların, toplam iş gücüne oranı

1.5 Yüksek teknoloji hizmet sektöründe çalışanların toplam iş gücüne oranı

  • Yeni bilgi yaratma kapasitesi

2.1 Ulusal Ar-Ge harcamaları yüzdesi (%GDP)

2.2 Özel şirketlerin Ar-Ge harcamalrı (%GDP)

2.3.1 Yüksek teknoloji içeren patent alımı (milyon nüfus için)

2.3.1A Patent alımı (milyon nüfus için)

2.3.2 ABD’den patent alımı (milyon nüfus için)

  • Bilgiyi yayma ve uygulama

3.1 Yenilikçilik yapan KOBİ’lerin yüzdesi (üretim sektörü KOBİ’leri için)

3.2 Yenilikçiliğe katılan KOBİ’lerin yüzdesi (üretim sektörü KOBİ’leri için)

3.3 Yenilikçilik için yapılan harcama (% üretim cirosu)

  • Yenilikçilik finansmanı, çıktıları ve pazarları

4.1 Yüksek teknolojiye yapılan risk sermayesi yatırımı (%GDP)

4.2 Borsaya giren sermaye yüzdesi (%GDP)

4.3 Pazarda ‘Yeni Ürün’ satışı yüzdesi (% üretim firmalarının yeni ürün cirosu)

4.4 Evden internet bağlantısı (% mesken)

4.4A Evden internet bağlantısı (% nüfus)

4.5 Bilgi ve iletişim teknolojisi harcamaları yüzdesi (%GDP)

4.6 Yüksek teknoloji sektörlerinin üretime katma değer oranı

4.6A Ülkeye giren yabancı yatırım oranı (%GDP)

Avrupa Birliği yenilikçilik göstergelerinin seçiminde en çok dikkati çeken nokta, bilgiyi yayma ve uygulamada temel faktör olarak KOBİ’lerin alınmış olmasıdır. Bu durum, bir ülkedeki yeniliklerin yayılma ve uygulanmasında KOBİ’lerin belirleyici olduğunun açık bir göstergesidir. Avrupa Birliği’nin yaratıcılık ve yenilikçilik kapasitesini belirlemek üzere yıllık olarak hazırlanmakta olan ‘Avrupa Birliği Yenilikçilik Göstergesi’nin 2002 yılında yayınlanan üçüncüsüne ilave edilmek üzere, aday ülkelerin tamamının yenilikçilik kapasitesi mukayeseli olarak incelenmiş ve yine CORDIS’te yayımlanmıştır.

‘Avrupa Birliği Yenilikçilik Göstergesi’ değerleri, Avrupa Birliği ortalamaları, Aday Ülkeler ortalamaları ve Türkiye ortalamaları Tablo-1’de verilmiştir.

Tablo-1: ‘Avrupa Birliği Yenilikçilik Göstergesi’

‘Avrupa Birliği Yenilikçilik Göstergesi’ne 13 aday statüsündeki ülke dahil edilmiştir. Bu ülkelerden 10 tanesi ile giriş süreci tamamlanmış, ikisi ile devam etmekte, biri ile de başlamak üzeredir. Giriş süreci tamamlanan ülkeler; Kıbrıs (CY), Çek Cumhuriyeti (CZ), Estonya (EE), Macaristan (HU), Latviya (LV), Litvanya (LT), Malta (MT), Polonya (PL), Slovakya (SK) and Slovenya (SI)’dır. Katılım süreci devam eden ülkeler; Bulgaristan (BG) ve Romanya (RO)’dır. Bilindiği gibi, süreci başlamak üzere olan ülke ise, Türkiye (TU)’dir.

Avrupa Birliği ülkelerinin verilerinin alındığı temel kaynak, Avrupa Birliği İstatistik Ofisi – kısa adı ile EuroStat – olduğu halde, diğer aday ülkelerde olduğu gibi Türkiye’nin bilgilerinde de EuroStat dışındaki kaynaklara müracaat edilmiştir. Bu kaynaklar; Devlet İstatistik Enstitüsü verileri, Yüksek Eğitim Kurumu verileri, Milli Eğitim Bakanlığı verileri, risk sermayesi şirketleri verileri ve yapılan anket sonuçlarıdır.

Tablodan görülebileceği gibi, Türkiye sadece 2 konuda Avrupa Birliği ortalaması üzerinde yenilikçilik göstergesine sahiptir. Bunlardan biri, yenilikçiliğe katılan KOBİ’lerin yüzdesidir. Bu değer, bir kere ve sadece 1997 yılında yayınlanan Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine dayandırılmıştır.

Avrupa Birliği ortalaması üzerinde olan ikinci değer ise, pazardaki ‘yeni ürün’ yüzdesidir. Daha açık olarak, Türkiye pazardaki yeni ürünlerin cirolarının toplamının, toplam ciroya oranı %9,4 ile, Avrupa ortalaması olan %6.5’tan oldukça yüksektir. Bu veri de yine, bir kere ve sadece 1997 yılında yayınlanan Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine dayandırılmıştır. Avrupa Birliği, 6. Çerçeve Programı’nın resmi internet sitesi CORDIS’te mevcut bu değer, 65 milyon üstündeki nüfusu ile Türkiye pazarının Avrupa Birliği için ne kadar önemli olduğunun açık bir göstergesidir.

Aynı tabloda mevcut olan aday ülkeler ortalamaları dikkate alındığında, Türkiye sadece ‘Ulusal Ar-Ge harcamaları yüzdesi’nde, aday ülke ortalamasının üstünde olduğu görülmektedir. ‘Bilim ve Mühendislik mezunu’ yüzdesinde aday ülkeler ortalamasına yaklaşan Türkiye, ‘Yüksek öğretime sahip olanların yüzdesi’nde aday ülke ortalamasının yarısının da altında kalırken, yüksek teknoloji üretim sektöründe çalışanlar kategorisinde ise çok çok gerilere düşmektedir.

Tabloda dikkati çeken bir başka gösterge ise, evden internet bağlantısı yüzdesidir. Avrupa birliği ortalaması nüfusun %31,4’ü gibi nüfusun üçte birine ulaşırken, aday ülkelerde bu rakam %14,8’e düşmekte ve Türkiye’de ise sadece %3,8’de kalmaktadır.Bu veriler, EuroStat’dan alınmış olup, Türkiye’nin son 4 yıllık verilerini de içermektedir.

‘Ülkeye giren yabancı sermayenin milli gelire oranı’ göstergesi ise, Türkiye’ye yabancı sermaye girişi konusunda ne kadar zayıf olduğunun açık bir göstergesidir. Aday ülkelerin ortalaması %31,3 yabancı sermaye girişi ile, Avrupa Birliği ortalaması olan %30,3’ün üzerine çıkarken, Türkiye’ye yabancı sermaye girişi milli gelirin sadece %4,7’si düzeyindedir. Türkiye verilerinin, Avrupa Birliği verileri ortalamasına bölünmesi ile elde edilen ‘AB ortalamasından yüzde olarak fark’ tablosu olan Tablo-2, Türkiye’nin yenilikçilik göstergesi açısından Avrupa Birliği’nden ne kadar geride olduğunun açık bir göstergesidir.

Tablo-2: Türkiye’nin 2002 yılı için ‘AB Yenilikçilik Göstergeleri’

Aday ülkelere yenilikçilik liderleri açısından bakıldığında da, Türkiye’nin herhangi bir göstergede aday ülkeler arasında birinci veya ikinci olabildiğini göremiyoruz. Sadece ‘Ulusal Ar-Ge yatırımları yüzdesi’ bakımından, aday ülkelere arasında üçüncü sırayı başka 2 aday ülke ile paylaşmaktadır.

Türkiye’nin diğer aday ülkeler ile olan mukayesesinde tek yüzümüzü güldüren faktör, ‘Ulusal Ar-Ge’ harcamalarındaki artış hızı ile ‘Özel sektör Ar-Ge harcamaları artış hızı’nda ortaya çıkmaktadır. OECD ve Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre, Türkiye’nin ulusal Ar-Ge harcamalarındaki yıllık artış hızı %57,8 ile ve özel sektör Ar-Ge harcamaları yıllık artış hızı %85,8 ile aday ülkeler içinde birinci sıradadır.

Türkiye’nin aday ülkeler arasında sonuncu olduğu 3 gösterge, diğer bir söyleyiş şekli ile gelişmeye en çok açık göstergeler, ABD’den patent alımı adedi, evlerde internet bağlantısı yüzdesi ve ülkeye giren yabancı sermaye yüzdesidir.

‘2002 yılı, Avrupa Birliği Yenilikçilik Göstergesi’ dokümanının aday ülkeler için hazırlanan ikinci bölümünde, Türkiye’nin diğer aday ülkeler arasındaki güçlü ve zayıf yanları da sıralanmıştır. ‘Ulusal Ar-Ge yatırımının GSMH’ye oranı’ ile aynı göstergenin artış hızı Türkiye’nin güçlü yanı olarak belirtilmiştir. Dokümanda belirtilen zayıf yanlarımız ise, yüksek teknolojide çalışanların toplam çalışanlara oranı, internet ulaşımı ve ülkeye yabancı sermaye girişidir.

AB ülkeleri arasında en yüksek dağılıma sahip gösterge ‘ABD’den patent alımı’, en düşük dağılıma sahip gösterge ise ‘Yüksek teknoloji üretimde çalışanlar oranı’dır. ‘ABD’den patent alımı’ göstergesi aday ülkelerde de en yüksek dağılıma sahiptir. Aday ülkelerde en düşük dağılıma sahip gösterge ise, ‘Bilgi ve iletişim teknolojilerine yapılan yatırım’ oranı olarak ortaya çıkmaktadır. Türkiye’nin ABD’den aldığı patent milyon nüfus başına 0,02 olarak belirlenmiş olup, aday ülkeler içinde dahi en düşük seviyededir. ‘Bilgi ve iletişim teknolojileri yatırımı’nda aday ülkeler içinde sonuncu olmamızı Romanya önlemektedir.

Sonuç olarak, yenilikçilik kapasitesi yönünden, en azından Avrupa Birliği perspektifinden bakılan yenilikçilik kapasitemizin, genelde düşük olduğu açık bir gerçektir. Avrupa Birliği tarafından, yenilikçilik kapasitesini gösterdiğine inanılan göstergeler açısından, diğer aday ülkeler arasında dahi oldukça gerilerde konumlandığımız görülmektedir. Ancak, şimdi en azından yenilikçilik yaratabilecek kritik başarı faktörlerinin hangileri olduğunu ve öncelikli olarak nelere ağırlık vermemiz gerektiğini biliyoruz. Bir şey daha biliyoruz. O da, KOBİ’lerin ülkelerin yenilikçilik kapasitesini belirlemede ne kadar kritik kurumlar olduğunu…

Ekler:

Ek-1: Avrupa ortalaması ve aday ülkelerin yenilikçilik gösterge değerleri

Ek-2: Türkiye’nin yenilikçilik göstergelerinin yıllara göre dağılımı

Ek-3: Aday ülkeler arasında yenilikçilik liderleri

Ek-4: Aday ülkeler arasında performans değişimi (% değişim)

Virginia Mercouri

Kobi Efor Dergisi

{26 Kasım 2002}

CEVAP VER