Ahilik Kültürü, Yalın Düşünce &Toyota Prensipleri, Temel Değerleri arasındaki Benzerlik

0
488

 

Doç.Dr.Burak Nakıboğlu, Çukurova Üniversitesi

13. yüzyılın başlarında 1205 yılında Ahi Evran’ın Ahilik olarak kapılarını açtığı felsefede ve uygulamada Müşteri, veliyu’n-ni’met (nimetin sahibi nimeti tedarik eden) olarak tanımlanmış, ticari faaliyetlerin merkezine konulmuş ve bu anlayış da Ahiliğin temelini oluşturmuştur.

Köken olarak Arapçadan gelen Ahi kelimesi “kardeşim” anlamına gelmektedir. Bunun ile birlikte bu sözcük Kutadgu Bilig ve Divan-ı Lügat’it Türk eserlerinde “eli açıklık, cömertlik, ali cenap” anlamlarına gelen “Akı” kelimesinden geldiği de ifade edilmektedir. Temelleri 12. yüzyılda atılan Ahilik Teşkilatı Felsefesi, Anadolu’nun tamamına yayılarak günümüze kadar izleri devam eden sosyal, kültürel ve ekonomik bir oluşumdur. Ahilik Teşkilatı Selçuklu Devleti ve sonra Osmanlı Devleti nihayetinde Afrika- Avrupa-Asya coğrafyasında esnaf, ticaret ve sanayi işletmelerine rehberlik etmiştir. Anadolu Selçuklularındaki Ahilik Teşkilatı ilk sivil toplum kurumlarındandır ve öncelikli amacı ticari faaliyetlerde düzenlemeler yapmak ve bilgilendirmedir (Esmer ve Alan, 2018).

Ahîlik, doğruluğun, yardımseverliğin ve iyi ahlakın birleştiği bir sosyo-ekonomik düzen olarak yaşadığı dönemin toplumsal yapısını; eğitim-bilim, organizasyon, kalite standardı, üretici-tüketici ilişkisi, denetim gibi konularda düzenleyen yetkin bir sistemdir. Erdem, kardeşlik, mertlik, dürüstlük, ılımlılık, akılcılık, verimlilik ve olgunluk gibi kavramlarla özdeşleşmektedir (Soysal ve Tan, 2013).

Temel İlkeler

  • İyi huylu ve güzel ahlaklı olmak,
  • Ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak,
  • Gözü, gönlü ve kalbi tok olmak,
  • Şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli, iffetli ve dürüst olmak,
  • Herkese iyilik yapmak, iyiliklerini istemek,
  • Hakka, hukuka, hakkaniyete riayet etmek,
  • İnsanların işlerini içten, gönülden ve güler yüzle yapmak,
  • Hak için hakkı söylemek ve hakkı söylemekten korkmamak,
  • Maiyetinde ve hizmetindekileri korumak ve gözetmek,
  • Açıkta ve gizlide Allah’ın emir ve yasaklarına uymak,
  • İçi-dışı, özü-sözü bir olmak,
  • Yapılan iyilik ve hayırda Hakkın hoşnutluğundan başka bir şey gözetmemek,
  • Feragat ve fedakarlığı daima kendi nefsinden yapmak,
  • Haya sahibi olmak,
  • Nefsin esiri olmamak,
  • Helal kazanç sahibi olmak.

Ahilikte Kalite ve Standartlaştırma Anlayışı

Ahiliğin ve daha sonra ahiler tarafından oluşturulan “Loncaların” en önemli özelliği kendi içlerinde oldukça etkin bir özdenetim mekanizması geliştirmeleri, bu sayede standartlar belirleyip ürün kalitesini artırıp, müşteri değerini arttırmak için çalışmalarıdır.

Geçmişte belli başlı tüm uygarlıklar Hammurabi Yasalarına kadar uzanan uygulamalarla, tüketici haklarını özel olarak korumuşlardır. Bizde de, Selçuklu ve Osmanlılar zamanında Ahilik Örgütleri, “bol, kaliteli, ucuz üretim ve tüketicilerin korunması” felsefesini düstur edinmiştir. Toplam Kalite Yönetiminde olduğu gibi Ahilik Örgütü’nde de üretim “Müşteri Odaklıdır” ve tüketici mutluluğu ön plandadır. Ahi esnafında “Müşteri Velinimettir”, Toplam Kalite Yönetiminde ise “Tüketici Kraldır”.

Günümüzde de ekonomik başarıma ulaşmış ulusların yakın geçmişleri de aynı noktaya işaret etmektedir. Çağdaş anlamda tüketici hareketini 1850’li yıllarda başlatan ABD, 1900’lü yılların başında Avrupa ve modern kalite anlayışını Amerika’dan “Tüketici mutluluğunu sağlamak” anlamında ithal eden, bu yöndeki üretimi ile ön tutan Japonya aslında bizlere tek şeyi anlatıyorlar; “Ekonominin çıkış noktası insandır ve insanı göz ardı ederek üretmek; kalitesizlik, pazarsızlık ve verimsizliktir”. Kısaca verimsizlik de; “kalitesizliği, yüksek maliyeti, pazarda rekabet edememeyi beraberinde getirmektedir” (Hekimci, 2007).

Ahi teşkilatında kalite anlayışı, müşteri odaklı üretim ve her kademede yürütülecek eğitim anlayışından geçmektedir. Mal ve hizmet üreten ahiler her şeyden önce müşteri isteklerini göz önüne almak zorundaydılar. Kaliteli mal ve hizmet üretimi, iyi eğitilmiş çırak, kalfa ve ustalardan oluşan personel kadrosuyla sağlanırdı. Ahi teşkilatının kurucusu sayılan Ahi Evran, ilk olarak esnaflar arasında birlik ve dirliği sağlamıştır. Esnafın denetlenmesine ve özellikle de eğitilmesine önem vermiştir. Her esnafın sağlam iş yapıp yapmadığını, müşterilere karşı davranışlarını kontrol etmiş, üretilen malların kaliteli ve standartta olmasına çalışmıştır.

Ahilikte üretilen kaliteli mal ve hizmeti ucuza satmak esastı. Kalitesiz bir malı fiyatından daha yüksek bir bedelle satmak suç olarak görülürdü.

Ahi birliklerinde ustaların üreteceği ürün belirli bir standarda bağlandığı gibi, alacakları çırak sayısı da standarda bağlanmıştır. Usta sadece ahi teşkilatının öngördüğü kadar çırak alabilirdi. Çünkü çırakların sayısı çok olursa işyerinde eğitim, üretim, kalite ve standart istenilen özellikte gerçekleşmeyecek ve kontrol güçleşecektir. Eğer bir usta kalitesiz mal üretir, üretim standardına uymaz, kalfaların ücretlerini vermez, çıraklarını sömürür, onlara bildiklerini öğretmez ve kendinden beklenen görevleri yerine getirmezse, ustaya işyeri kapatma cezası verilirdi (İSTESOB, 2020).

Ahi birliklerinde üretilen mal ve hizmette kalite ve verimliliğin artırılması için aşağıdaki kriterlere özellikle dikkat edilirdi

Ahilikte Öğrenme ve Çıraklık-Ustalık

• Ahilikte öğrenme ve eğitime çok önem verilir. İkisi temel olmak üzere, üç yönlü eğitim vardır. Bunlar mesleki eğitim, tekke eğitimi ve medrese eğitimidir. Medrese eğitimi mecburi değildir. Ömür boyu ve her kademede devam edecek olan mesleki eğitimle tekke eğitimi Ahiliğin temelidir (Bayat, 2019).

Çıraklara önce toplumun ahlak ve erdemleri öğretilir, daha sonraki aşamalarda ise, meslek eğitimine geçilirdi. İş eğitimi teorik ve pratik olarak “yaparak öğrenme” ve “beceri geliştirme” tekniğine dayanmaktaydı. Bu sistemde çıraklar ustalarına, mesleklerine ve örgütsel bağlılığın prensiplerine çok güçlü bir inanç içinde olurlardı. Dolayısıyla Ahi eğitimi, “bilenin bilmeyenin elinden tutması” olarak kabul edilmekteydi (Durak ve Yücel, 2010)

Ahilik Teşkilatı’nda çalışanların işlerinde daha başarılı olabilmeleri için sürekli eğitime tabi tutulmaları sağlanmıştır. İş dışında eğitim zaviyelerde verilirken işbaşında eğitim ustalar tarafından kalfa ve çıraklara verilirdi. Ahilik Teşkilatı’nın çalışanların eğitilerek sürekli gelişim göstermesi kalite yönetiminde yer alan kaizen felsefesi ile örtüşmekte hatta iş başında verilen sürekli eğitimin kaizenden önce ortaya çıktığı düşünülmektedir. Ahilik Sistemi’nde önemli olan konulardan bir tanesi işi ehline teslim etmek olmuştur. Zeki ve kabiliyetli kişilerin iş hayatına atılması, yapılan işi daha verimli ve kaliteli hâle getirmenin en önemli ve temel yollarından biri olarak görülmüştür (Esmer ve Alan, 2018).

• Ahiler teşkilatında çalışanlar arasında dayanışmayı sağlamak, moral ve verimliliği artırmak için akşam zaviyelerinde toplanılır, yemekten sonra dini, ahlaki ve mesleki konularda eğitici kitaplar okunur, sohbetler edilir, ilahiler söylenirdi. Buralarda stres atılır, bilgi ve tecrübeler artırılır, ertesi güne büyük bir moralle motive olarak işe başlanırdı (Kara ve Aydoğan, 2017).

• Ahilikte sosyal ilişkiler, dayanışma ve işbirliği pekiştirilmiştir. Üst yönetimden, çırağa kadar bütün çalışanların işbirliği içerisinde bulunması, bu felsefenin en önemli amaçlarından biridir (Bayat, 2019).

Ahilikte İsraf

• Ahilikte israf öncelikle haram olduğu ve maliyetleri arttırdığı için yasaktı. Üretilen mal ve hizmetlerde sıfır hata esastı (Esmer ve Alan, 2018).

Ahilikte Ticari Üretim ve Ticaret Hayatı

– Ahilik Teşkilatı’nda işyeri sayısı belirli bir plan dâhilindeydi. İş yeri açabilmek için meslekte yetişmiş olmak ve sırasıyla çırak, kalfa ve usta mertebelerine ulaşmış olmak gerekmekteydi. Usta olduktan sonra da ancak müsait bir yer varsa dükkân açılmasına izin verilirdi. Çünkü halkın ihtiyacına göre işyeri planlaması yapılırdı. Üyelerinin ürettiği malın standardına göre fiyatlarını tespit ederdi. Örneğin; bir ayakkabı alan insan, ödediği fiyata göre bunu ne kadar süre giyebileceğini bilirdi. Belirtilen zamandan önce, ayakkabı kullanılamaz hale gelirse, ayakkabıyı aldığı sanatkâra götürerek parasını geri alırdı. Bu durum fiyat ve nitelik açısından da standartların dikkate alındığını göstermektedir (Esmer ve Alan, 2018).

– Belirli bir kalite standardının altına düşmek, ahlaki ve vicdani açıdan doğru kabul edilmemekte ve böyle davranan kişiler “yolsuz” ilan edilmekteydi. Yolsuz ilan edilme, bir esnaf için ağır ve yüz kızartıcı bir suçtu. Yolsuz ilan edilen kişi, sanatı için gerekli olan hammaddeyi piyasadan alamaz, kimse ona mal satmaz, ürettiği ürünü piyasaya süremezdi. Kahvelere kabul edilmez, toplantı yerlerine giremez, kısacası herkes onunla irtibatını keser kişi bir nevi sosyal yaptırıma tabi tutulurdu. Ayrıca ikazlara aldırmayıp kalitesiz üretime devam edenlerin işyerlerinin kapatılması, daha da ileri gittiği takdirde esnaflıktan ihracına kadar kararlar alınabiliyordu. Fütüvvetnamelere göre Ahilik Teşkilatı mensuplarında bulunması gereken genel özellikler ise emniyet, tevazu, affedici olma, doğruluk, cömertlik, bencil olmama, realizm (uyanıklık), arkadaşlarına nasihat etme, onları doğru yola sevk etme olarak sıralanmaktadır (Esmer ve Alan, 2018).

Ahilikte İç ve Dış Müşteriye Verilen Önem

“Ahi Birlikleri, hangi üründen ne kadar üretileceğini müşteri ihtiyaç ve isteklerine göre belirlemekteydi”(Soysal ve Tan, 2013)

Ahilik Teşkilatı felsefesinde müşteri ihtiyaçlarına cevap vermeyen üretim ayıplı kabul edilmiştir. Ahi Baba, pazar içerisinde birçok inceleme yaparak pazardaki tüketicinin hangi miktar, tür ve kalitede ürüne ihtiyaç duyduğunu tespit etmiştir. Bu durum günümüz kalite kontrol çemberlerinin ilk uygulanışı olan zaviyelere taşınarak ve tüm esnaf topluluğuna duyurulmaktadır (Esmer ve Alan, 2018).

Ahilik Teşkilatı’nın müşteriyi velinimet olarak algılaması TKY’de “dış müşteri” kavramı ile uyuşmakta ve benzerlik göstermektedir. Aynı zamanda kaliteli ürün üretiminin temelinde kaliteli insan yetiştirilmesini benimseyen Ahilik anlayışı, TKY’deki “iç müşteri” kavramıyla uyuşmaktadır. Ahilik Teşkilatı’nda kişinin mesleğe girmesi ve meslekte yükselmesi süreci eğitici bir özellik taşımaktadır. Bu durum uzun süreli ve çok aşamalı terfi sisteminin de tüm meslek ve sanat dallarında hâkim olmasını kılmıştır(Esmer ve Alan, 2018).

Ahilik Teşkilatı, tüketicilerin istek ve ihtiyaçlarına öncelik veren, israfı kabul etmeyen, yanlış ve zararlı üretimi reddeden, kaliteli bir kontrol mekanizması oluşturan bir yapıya sahipti (Esmer ve Alan, 2018).,

Deming, Taguchi ve Juran gibi kalite yönetim duayenleri yaptıkları araştırmalarda “kalite maliyetleri” kavramı ile ortaya koymaya çalıştıkları olumsuz durum, Ahilik Teşkilatındaki ahlaki değerlere özen göstermeyen işletmelerin karşılaşabilecekleri durumlar ile örtüşmektedir. Çünkü yapılacak işi en doğru şekilde yapmak, dürüstlük ve liyakate önem vermek Ahilik Teşkilatı’nda olduğu gibi kaliteyi arttırırken; adam kayırma, rüşvet, iltimas ve tembellik gibi hasletler ahlaki sorunlar doğurmakta ve kalitesizlik ortaya çıkarmaktadır. Bu durumda yapılacak çıkarıma göre ahlaki ilkelere özen göstermemek üretim sürecinin uzamasına, girdilere ait israflara, müşterilerin ürün iadesi gibi doğrudan maliyetlerin yanı sıra müşterinin ihtiyacına cevap veremeyen işletmeler, müşteri memnuniyetsizliğinin yayılması ile birlikte dolaylı olarak itibar kaybına uğramaktadır (Esmer ve Alan, 2018).

Gemba

Ahilik, kişinin alın terini değerlendirmiş, ticaret ve üretim alanında kaliteyi amaçlamıştır. İşçi, ürettiği meta ile neredeyse özdeşleşmiş onunla kaynaşmıştır. İş alanı, üretim, insanın aynası haline getirilmiş, iş yerinin temizliği ve düzeni kurallara bağlanmış, kalite, üretimi yapanın namusu olarak değerlendirilmiştir. Bu anlamda kalite kontrolleri de üreticilerin denetlenmesinde ve müşteri memnuniyetinde önemsenen bir uygulamadır (Öztürk, 2002).

Verimlilik Norm Kadro İsraf

Ahilik teşkilatında ustaların üretecekleri ürün standartlara bağlandığı gibi, yetiştirecekleri çırak sayısı da standartlara bağlanmıştır. Kaliteden taviz vermemek için usta sadece örgütün öngördüğü kadar çırak alabilirdi. Çünkü çırakların sayısı çok olursa eğitim istenilen etkinlikte gerçekleşmeyecek ve kontrol güçleşecektir (Durak ve Yücel, 2010)

Uzmanlaşma ve İş Bölümü

Ahilik sisteminde önem verilen bir diğer konu ise işbölümü ve uzmanlaşmadır. Bu bağlamda her bir ahinin tek bir işte uzmanlaşması, başka bir işte çalışmaması ve bunu en iyi bir şekilde yapması önerilmiştir (Soysal ve Tan, 2013)

Yalın Düşünce

20. Yüzyılın ortalarında Toyota’nın üretim sistemi ile ilişkilendirilen Yalın Üretim: “Daha az kaynakla müşteri değeri yaratmak”. olarak tanımlanmış ve müşteriyi merkeze alan bir felsefedir. Üretim, kalite, verimlilik gibi kavramları kapsayan bir yönetim yaklaşımıdır.

Yalın düşüncenin temel aldığı konuların yalının ortaya çıkışından 7-8 yüzyıl önce bu topraklarda  uygulanmış ve hala da uygulanıyor olması önemli bir avantajdır. Bizlerin Ahilikten gelen bu kültürel altyapıyla Yalın düşünceye ışığında geliştirilmiş mühendislik ve teknolojik bilgileri de iyi öğrenip kullanarak daha hızlı adapte olacağımız bir gerçektir.

Yalın: Gemba (değerin üretildiği yer, fabrika, şantiye, atölye, dükkân)

Ahilik: Esnaflık ve çalışma yeri ile ilgili kurallar iş başı eğitim vb.

Yalın: Obeya (büyük oda farklı disiplinlerden gelenlerin bir araya gelip sinerji yaratması),

Ahilik: Loncalar ve Dergahlar

Yalın: Poka Yoke (hataları ve hata kaynaklarını bulma problemleri çözme ve ilkeler belirleme)

Ahilik: Standartlar, kurallar, hatalı mal denetimleri, yaptırımlar vb.

Müşteri Odaklı Yalın Pazarlama

Ahilik ve Temel İlkeleri, Yalın Düşüncede olduğu gibi müşteri odaklı pazarlamanın da birçok temel unsurunun uygulandığı bir yaklaşım olmuştur (Erbaşı ve Ersöz, 2011).

1980’li yıllarda ilişkilere, güvene, müşteri odaklılığa ve müşteri bağlılığına dayalı pazarlama anlayışı olan ve paradigma değişimi olarak kabul edilen İlişkisel pazarlamanın ilk örneğidir.

Bu paradigma değişimi ile pazarlama karması olarak kabul edilen 4P 4C’ye dönüşmüştür.

4P 4C
Ürün Müşteri Çözümü/Müşteriye Sunulan Değer
Yer/Dağıtım Müşteriye sunulan kolaylık
Tutundurma/Promosyon Müşteriyle İletişim
Fiyat Müşteriye Malın Maliyeti

İlişkisel pazarlama hizmet sunumu odaklı olup müşteriyi merkeze alarak onun beklentilerini karşılamaya odaklanan bu yolla güven tesis edip öncelikle müşteri sadakati yaratmaya ve karşılıklı kazan-kazandır mantığında uzun dönemli hatta ömür boyu müşteri ilişkileri kurmaya dayalı bir yaklaşımdır.

Yorum

13. Yüzyılda Ahilik teşkilatındakilerin fark ettikleri en önemli unsur: eninde sonunda bu ticari faaliyetlerin nihai bir kullanıcı için yapıldığıydı.

Amaç: Bu durumda üretilen nimet her ne ise müşterinin beklentisine göre belirlenen standartlara dolayısıyla kaliteye uygun olarak yapılmalı.

Süreç: Verimli olmalı, israfa müsaade etmemeli, ahlaklı ve dürüst bir biçimde, rakiplerin de dahil kimsenin hakkını yemeden yapılmalı. Bu süreçte çevreye ve diğer canlılara zarar verilmemeli. Sürekli öğrenme ortamı yaratılarak usta-çırak ilişkisi, karşılıklı öğrenme ile desteklenmeli.

Çalışma Ortamı: Temiz, dümenli, en başta içinde çalışana değer veren bir yer olmalı.

Kaynaklar

Bayat, F. (2019) “Pazar Folkloru” Uluslararası Halkbilimi Araştırmaları Dergisi Cilt:1 Sayı: 2

Durak, İ. & Yücel A., (2010) “Ahiliğin Sosyo-Ekonomik Etkileri ve Günümüze Yansımaları” Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi Cilt: 15, Sayı: 2, ss.151-168.

Erbaşı, A. & Ersöz, S. (2011). “Ahilik ve 4C Pazarlama İlişkisi: Tarihi Perspektiften Bakış”. Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi, 2011/59: 135-146

Esmer, Y. & Alan, M.A., (2018) “Ahilik Teşkilatında Kalite Yönetim Anlayışı” 2.Uluslararası Türk Dünyası Eğitim Bilimleri ve Sosyal Bilimler Kongresi, 7-8 Aralık 2018

Hekimci, F.(2007) “Tüketici, Kalite, Verimlilik ve Yurttaş Mutluluğu” Tüketici Yazıları (I) Editörler: Prof.Dr. Müberra Babaoğul ve Doç.Dr.Arzu Şener, Hacettepe Üniversitesi Tüketici,  Pazar Araştırma, Danışma Test ve Eğitim Merkezi 2007

İSTESOB (2020), “Ahilikte Kalite ve Standart Anlayışı” https://www.istesob.org.tr/ahilikte-kalive-ve-standart-anlayisi/ sayfasından 12.12.2020 tarihinde alınmıştır.

Kara, U. A. & Aydoğan E. (2017) “Ahilikte Psikolojik Sermaye Davranışı” Bilig, Kış 2017, Sayı: 80, ss.217-237

Öztürk, N. (2002) “Ahilik Teşkilatı ve Günümüz Ekonomisi Çalışma Hayatı ve İş Ahlakı Açısından Değerlendirilmesi” Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Sayı:7

Soysal A. & Tan, M., (2013) “Ahilik İlkelerinin Günümüz İşletmelerine Yansıması: Kilis Küçük Sanayi Sitesi İşletmeleri Örneği” Niğde Üniversitesi İİBF Dergisi, Cilt:6 Sayı:1 ss.186-202

 

*Bu yazı yalın düşünce ve ahilik arasındaki benzerlikleri ve örtüşmeleri keşfetmek ve anlamak için yapılan bir dizi araştırmanın taslağıdır. Ahilik ile ilgili olarak yararlanılan kaynaklardan alınan alıntılar okuyuculara detaylı fikir verebilmek ve çalışmaları tanıtmak için değiştirilmeden kullanılmıştır.

YALIN LİDER GELİŞİMİ;

CEVAP VER