Çin'e Yolculuk – Gezi Notları, 6 – 21 Haziran 2010

0
4459

GENEL
Çin çocukluğumdan bu yana ilgimi çekmiştir. Türklerin Orta Asyadaki hayatı, Çin’in 10 bin kilometre civarındaki Çin Seddi, Marco Polo, Kubilay Khan, Son İmparator filmi ve diğer birçok Çin ile ilgili bilgi, sinema, gazete ve dergi haberi hep ilgimi çekmiştir. Yurt Dışına Seyahat etmeye başladığım 1970’li yıllardan bu yana hep Çin’e bir gün yolculuk yapmayı arzu etmişimdir. Bu maksatla Gezi Şirketlerinden broşürler temin ede gelmişimdir. Uzun yıllara sarkan bu arzumu en son sonunda geçenlerde gerçekleştirme imkânını buldum. Bu yüzden kendimi gerçekten mutlu ve şanslı hissediyorum.

Önümüzdeki yıllarda ise, benzeri geziyi Afrika ve Hindistan’a yapmayı arzu etmekteyim. İmkânı ve zamanı olan Türk Vatandaşlarına ve özellikle Dünya’nın bugünkü halini daha iyi anlamaya çalışan iddia sahibi Türk Vatandaşlarını benim yaptığıma benzer bir geziyi Çin’e yapmasını öneriyorum.

İstanbul’dan Shanghai’ya 6 Haziran akşamı Türk Hava Yollar ile uçuşumla başlayan Çine Yolculuğum 21 Haziran’da Pekin’den İstanbul’a dönüş yolculuğum ile tamamlandı. Allaha çok şükür hiçbir olumsuzlukla karşılaşmadan güzel yurduma geri döndüm. Bizim yaşlarımıza gelenler Evlerinden sevdiklerinden yurtlarından ayrı kalmayı bir haftadan fazla arzu etmiyorlar.  İlk haftadan sonra memleket hasreti başlıyor.

Çine bu ilk yolculuğumu iyi ki bu kadar iddialı ve uzun tutmuşum. Anlatacak birçok öyküm bu şekilde oluştu. Çin’e yolculuk için çok iyi ön inceleme, soruşturma ve planlama yapmak gerekiyor. İyi ki dostlarımdan yardım istemişim. Çin yolculuğum sırasında her şehirde Çince dilini çok iyi bilen Çin Kültürünü yakından tanıyan dostları buldum. Onların yardımı ile hiç bir sıkıntı çekmeden hareket edebildim. Yoksa başım gerçekten sıkıntıya girebilirdi. Okumuş Genç nesil arasında İngilizce lisanına aşinalık gittikçe artmasına rağmen halkın içinde gerçekten kaybolmak işten bile değil. Latin harflerle yazılmış bir adresi taksi şoförüne verdiğinizde adresi bulmanız mümkün olamıyor. Elinizde Çince yazılmış bir tarif olması gerekiyor. Ben Çin Yolculuğuma Shanghai’dan başladığıma memnunum. Shanghai nispeten Avrupa özelliklerine oldukça yakın bir şehir. Şu sıralarda Dünya Sergisi Expo Shanghai’da devam ettiği için birçok ekstra tedbir alınmış vaziyette. Shanghai’a Expo dolayısıyla alt yapıya 40 milyar dolar harcadıkları söyleniyor. Son zamanlarda Yurt Dışına yaptığım bir çok yolculuk sırasında gittiğim ülke parasını Türk Parasına çevirdiğimde yabancı parayı parite ile çarparak Türk parasını bulurken ilk defa Çin’de Çin parası Yuan ile satılan bir mal veya hizmetin parasını Türk parasına çevirdiğimde bölme işlemi yaptım. Kendimi Çin’de gerçekten zengin hissettim. Çin bana çok ucuz geldi. Zira her şeyi 4.20 ile bölüyordum. Taksiye mecbur kalmadıkça binmem. Böyle bir alışkanlığım var. Ancak Taksi ücretleri Çin’de o kadar ucuz ki Shanghai ve Pekin’de gelişmiş Metro sistemleri olmasına rağmen hep özel araç veya taksi kullandım. Şoförlü Özel Araç veya Taksi çok ucuza geldi.

Çin’de birçok Türk Vatandaşı ile karşılaştım. Bir kısmı Çinceyi çok iyi konuşuyor, Çin Ticaretini ve Çin Kültürünü çok iyi öğrenmişler. Kimisi ise Çin’de ticaret yapmak için bulunuyordu. Onlardan da ilerdeki YİWU bölümünde bahsedeceğim. Türkiye’deki bütün İddia sahiplerinin Çin’i birinci elden keşfetmelerini hararetle öneriyorum. Çini dikkate almayan hiçbir planın ger çekçi olmayacağına inanıyorum.

Çin yalnız ucuz ve kalitesiz mal yapan bir ülke olmaktan çoktan çıkmış bir ülke, bir kıta. Mutlaka Çin’e gidiniz, Çin’i bizzat keşfediniz. Çocuklarınıza lisan öğretecekseniz. Bunların içinde uzak doğu dillerine, Çinceye, Japoncaya da yer veriniz. Zira gelecek Uzak Doğuda. Uzak Doğu her Dünya kararında önemli yerini alıyor, daha fazla da olacak.

Çin’de Ücretler çok düşük. Ancak gördüğüm kadarı ile insanlar çok çalışıyorlar. Özgürlüklerin artması ile İnsanlar da değişiyor. Hayattaki beklentileri artıyor, çeşitleniyor. Büyük Şehirlerde Büyük ve Güçlü araçların sayısı her geçen gün artıyor. Tüketim Toplumunun zaaflarını da görüyoruz. Ancak 1,2 milyarlık bu dev ülkenin her şeye ihtiyacı var. Çini yalnız bir Üretim Yapılan Yer gibi görmemek gerekiyor. Satın Alma gücü arttıkça Çin’in Türk Mal ve Hizmetlerine ihtiyacı da her geçen gün artıyor. Yeterince geciktik. Daha fazla zaman kaybetmeyelim. Onlarca genç Türk Öğrencisi, sizlerin aradığınız Çince bilen, Çin Kültürünü vakıf, akıllı ve yetenekli insan gücü, Çin’de sizin ilgi ve alakanızı bekliyor.

Türk İş Adamları, Büyük ve Orta Boy şirketlerin Mal Sahipleri, Genel Müdürleri, Üst Düzey Yöneticileri Çin’i bizzat keşfedin.

1. SHANGHAİ (SHANGHAİ)

Shanghai Hava Alanında Veysel Işık beni bekliyordu. Veysel’i de yine bir dostum vasıtasıyla tanımış ve Türkiye’den irtibat kurmuştum. Zahmetsizce bir Çin için bir telefon SİM kartı satın aldım. Çin’de para bozdurmak zahmetsiz ve endişesiz cereyan ediyordu. Her yerde resmi kurdan bozdurduğunuz için çok fazla endişeniz olmuyor. Otellerde de aynı pariteden para bozdurabiliyorsunuz. Yalnız pasaportunuz hep beraberinizde olması gerekiyor.

Shanghai tam bir 21. Yüz yıl kenti. İnsanın Nefesini kesiyor. Bilhassa Bund Bölgesi, Huangpu “Sarı” Nehir Bölgesi ve Sarı Nehrin Karşısı tam bir 21. Yüzyıl şehri. Nehrin öbür tarafı 1930 ‘larda Sömürgeci Devletlerin oluşturdukları Bund Bölgesi. Birçok filme konu olan bu bölgeyi Sömürgeci İngiltere ve diğer Avrupa Devletleri Doğunun ve Ticaretin Finans Merkezi olarak kurmuşlar. Görkemli Binalar, kilometrelerce giden kordon boyu. Bund’a yürüme mesafesindeki Halk Meydanı ve Çevresi Modern Shanghai’ın önem taşıyan diğer bir bölgesi. Veysel ile yürüyerek bu bölgeye yakın bir Uygur Lokantasında nefis bir öğle yemeği yedik. Fransız bölgesi diye anılan Shintiandi’de kahve içtik. Kendimizi Paris’te zannettik.

Şık ve 1930 Avrupa’sının Saray yavrusu binaları ile her saat yerli yabancı herkesin buluştuğu dolaştığı resim çektirdiği nefes kesen bölge. Şık ve görkemli Oteller, Lokantalar ve eğlence yerleri.

Veysel ile bütün eski özellikleri ile yaşayan Eski Şehre gittik. İnanılmaz hareketli bir Bölge. Eski Shanghai ile ilgili ne ararsanız burada bulursunuz. Bu bölge ile ilgili de birçok fotoğraf çektim. Anlatmakla bitmez. En iyisi fotoğraflara bakmanız. Eski Şehrin bir parçasında Ming Döneminden (M.S.1559) eski Yazlık Saray yer alıyor. Muhteşem bir Saray ve Saray Bahçesi.  İnanılmaz derece iyi korunmuş ve çok kalabalık.

Shanghai’ın alt yapısı Dünya EXPO’su dolayısıyla çok geliştirilmiş. Şehrin her tarafında modern üst geçitler, alt geçitler, ekspres yolları, alt ve üst yollar yapılmış. Şehri Shanghai’da Uluslararası İlişkiler Okuyan ve Çinceyi çok iyi bilen Veysel Işık ile dolaştım. İki gün boyunca Şehirde gitmediğimiz yer, Alışveriş ve Ticaret Merkezi kalmadı. Çok güzel Uygur Yemekleri yedik. Bayıldık. Veysel ticaretten ve pazarlıktan çok iyi anlıyor. Çinli Bayan Satıcıların müthiş satıcılar olduklarına dair Veysel beni önceden uyardı. Onlar 100 Yuan istiyor. Ben 50 diyorum. Alıyorum. Veysel kazıklandığımı söylüyor. Veysel pazarlık yaptığında ise 100 Yuan isteyene 5  Yuan veriyor 10 Yuana satın alıyor. Çin’de de bu şekilde bir pazarlık olabiliyor. O yüzden bilen biri olmadan sakın ha alış verişe gitmeyin. Veya çok dikkatli ve sabırlı pazarlık yapın. İkisi de bende yoktur. Çin’de her yerde bayan satıcılar hakim. Her dükkânda satış işini bayanlar büyük bir satma arzusu ile yapıyorlar. Satış yapma arzularının sonu yokmuş gibi geliyor. Erkekler satış işinde geri plandalar.  Veysel’in Elektronik ve Fotoğraf bilgisi çok yüksek olduğu için, cesaretle yeni bir Canon fotoğraf makinesi aldım. Kendi başıma olsa her halde hiç teşebbüs etmezdim.  Veysel’le Çin’le ilgili bir kısım kitap almayı ihmal etmedim. Ben kitap hastası olduğum için her gittiğim yerden illaki birçok kitap alırım. Bu seferde Çin Tarihi ve Kültürü, Çin’de Yolculuk, Konfüçyüs, Çin Harp Sanatı gibi bir kısım kitapları satın aldım.

Shanghai’ı gezmek için her halde 2 gece üç gün gibi süre gerekebilir. Çin’de bir süre kalacak ve birkaç yere gidecekseniz. Hemen alış veriş yapmamanızı da öneriyorum. Veya Veysel gibi her yeri bilen birisinin yol göstericiliğine ihtiyacınız var.

ÇİN’DE YALIN ZİRVE
Çin’e yaptığım Yolculuğu tetikleyen Çin Yalın Enstitüsünün organize ettiği Yalın Zirve ve devam eden EXPO oldu. 175 kişinin katıldığı, Çin’de faaliyet gösteren Yerli ve Yabancı birçok şirketin CEO/Genel Müdürünün sunuş yaptığı tüm Zirveyi İngilizceye çevirdiler. Sunuşlar ağırlıklı olarak Otomotiv Sanayindendi. Bilhassa Delphi’nin Genel Müdürünün sunuşunu tek tek fotoğrafladım. Biraz garip kaçmasına rağmen sunuşu İngilizce oluşu ve kapsamından dolayı çok beğenmiştim. Zirve’yi düzenleyen Çin Yalın Enstitüsü Başkanı Dostum Marcus Chao hiçbir masraftan kaçınmamıştı. John Shook ve Shiego Shingo’un oğlu Çin’deki Toyota Fabrikalarının eski Genel Müdürünün de katıldığı Zirve benim beklediğimden daha çok ilgimi çekti. Birçok fotoğraf çektim ve onlarca Çinli ile tanıştım. Ben yeni tanıştığım kişilerle kart alış verişi yapmaya bayılırım. Ancak bu genç Çinliler benden de baskın çıktılar. Daha ‘nihao’ merhaba demeden kartlarını elime tutuşturuyorlar ve benden kartımı bekliyorlardı. Tüm Çin Yolculuğum için beraberimde taşıdığım kartları daha ilk iki gün içinde tükendi.

Çin Yalın Enstitüsünü birçok Çin kuruluşunun da desteklediğini gördüm. Yalın Enstitü Kitapları gönüllülerce Çinceye çevrildiğini öğrendim. Uygulamacılar para istemeden kitapları Çinceye çevirmeleri ilgimi çekti. Zirve sırasında John Shook’un Japon Bayan Toshiko Narusawa ile yazdıkları Kaizen Express kitabının tanıtımını yaptılar. Bayan Narusawa ve John Shook Kaizen Express kitabını tanıttılar.

Zirve sırasında Marcus Chao ve John Shook ile birçok müşterek konumuzu konuşma fırsatını buldum. Bu tip yolculuklarda önceden randevulaşmak kaydı ile hedeflediğiniz kişiyle çok derinlemesine görüşme imkânını buluyorsunuz. Ben her bu tip toplantıda mutlaka önceden kararlaştırdığım bir iki kişiyle bir araya gelip derinlemesine birçok konuyu konuşabiliyorum. Hatta sırf önemli bir görüşme yapabilmek için dahi bir toplantıya katılıyorum. Zira kişiyi kendi normal ortamına yeterince görüp konuşamıyorsunuz.

DÜNYA EXPO’SU
EXPO’yu Bir günde gezmek mümkün değil. Çünkü Çin’in her yerinden EXPO’ya gelen muazzam bir kalabalık var. Her yerden insan fışkırıyor. Ben Türk, İtalyan ve Çin Pavyonlarını gezdim. Türk Pavyonu kalabalıktı ve beğendim. İyi tasarlanmıştı. Çinlilerin ilgisini çekiyordu. Memnun kaldım.

Ancak Çin Eyaletlerinden oluşan Çin EXPO’su devasa boyutta ve çok eğlendirici ve öğreticiydi. İğne atsanız yere düşmeyecek kadar kalabalıktı. Her bir eyalete ayrı bir pavyon ayrılmış. Çini bu pavyonları gezerken çok daha iyi tanıyorsunuz. Devasa bir ülke. Tibet, Uygur pavyonları dâhil birçok pavyonu dolaştım. Eyaletlerin önemli köşeleri, önemli tarihi öyküleri, hikâyeleri, sosyal yaşantıları, yerel ürünleri, becerileri, müzikleri, dansları ile bu eyaletlerin her birisini insan gezmek görmek istiyor. Çektiğim fotoğraflardan da görülebileceği üzere Çin hakikaten görülmeye değer bir ülke. Ancak çok iyi bir plan yapmak gerekiyor.

2. YİWU
Çin’e gitmeye karar verdikten sonra Türkiye’den temas ettiklerim arasında Tayfun Yunus Bektaş vardı. Tayfun’u müşterek bir dostum vasıtasıyla tanıdım. Yazışmamız sırasında bana israrla o zamana adını bile duymadığım YİWU’ya gelmemi, Çin’in farklı bir yüzünü, Ticaret ve İhracaat yüzünü göreceğimi söyleyince, YİWU’ya gitmeye karar verdim. Shanghai’dan YİWU’ya hızlı tren ile gidebileceğini yazınca ben daha da meraklandım. YİWU’ya gitmeye karar verdim.  İki gece ve bir günlük programın doğru bir zamanlama olduğunu da sonadan gördüm. YİWU Shanghai’an Hızlı Tren ile 2,5 saat mesafede tam bir Dış Ticaret Merkezi. 10 yıl önce köy olan bu Dış Ticaret Şehri bugün Türkiye’den 200 ve Arap Ülkelerinden ise 1000 civarında yerleşik kişiyi barındırıyor. Biz kaldığımız sürece üç ayrı Türk Lokantasına gittik. Her birisi fevkalade güzel hizmet ve yemek sunan Türk Lokantaları. Türk Televizyonu eşliğinde Türk Yemekleri tadıyorsunuz ve Türkçe konuşuyorsunuz. Türkiye’ye son zamanlarda gelen iğneden ipliğe, bir TL ve yukarısına satılan her şey bu şehirden geliyor.

Türkiye’nin büyük ve orta boy şirketleri Hong Kong ve çevresindeki Shenzen  ve Guangzhou’yu tanıyorlar, bu bölge ile iş yapıyorlar. Bu şehirlerde senenin belirli tarihlerinde büyük ticari fuarlar kuruluyor. Ancak YİWU’da tanınması gereken Uluslararası Ticaret Merkezi. Tayfun, Hong Merkezli Symirnia Kardeşler Ticaret Şirketinin mal sahibi, genel müdürü. Çinli eşi ile birlikte Türk Mal Sahiplerinin Satın alma ve Yükleme işlerine son altı yıldır destek oluyorlar. Mükemmel Çince konuşuyor yazıyorlar. Çin iş yapma biçimini ve kültürünü çok iyi biliyorlar. Çin’de tam anlamı ile yerleşikler.  Her iki ülkenin birbirlerini daha iyi tanıması, daha çok iş yapması için olumlu çaba gösteriyorlar. Yöreyi ve Çin fabrikalarını çok iyi tanıyorlar.

Tayfun ile iki gün boyunca ve saatlerce YİWU Uluslar arası Ticaret Merkezinin 5-6 katlı Modern Binaları ve koridorları arasına dolaştım, Tayfun ile konuştum ve onlarca fotoğraf çektim. Bu fotoğrafların bir kısmını bu yazımın ekine yerleştiriyorum. Görüleceğe üzere aynı boydan 100 binin üzerinde küçük dükkândan oluşan bu Ticaret Merkezin senenin hergünü açık, ticaret yapılıyor. Hep kadınlar çalışıyor. Satış ve pazarlama da ön planda bayanlar. Kimi bayan küçük çocuklarını da beraberinde dükkâna getiriyor. Ticaret Merkezinin koridorlarında o kadar çocuk ile karşılaştım ki, şaştım kaldım. Kendi kendime küçükten çocuklar ticareti öğreniyorlar diye düşündüm. Onlarca küçük çocuk fotoğrafı çektim. Çince merhaba (nihao) dendiğinde insanların yüzlerinde gülümsemeler beliriyordu. Adeta Sihirli bir kelime idi Çince Merhaba. Siz yabancıyı onlara güvenilir kılıyor diye düşündüm.  Her bir dükkân bir fabrikanın, bir şirketin satış ve pazarlama ofisi ve tamamen toptan üzerine çalışılıyor. YİWU’da perakende merkezler var burada her çeşit saatten tutun da her şeyi ama her şeyi bulabiliyorsunuz. Ben buradan sadece saat aldım.

AYAK MASAJI
Çin’e gittiğinizde doğru bir yerde Ayak Masajı yaptırın. Sudan ucuz. Erbabı yaptığında inanılmaz rahatlıyorsunuz. Ayak Masajı olmasına rağmen tüm vücudunuza masaj yapılıyor ancak dikkatlerini ayaklarınıza veriyorlar.  Masaj olurken sürekli Çin çayı içiyorsunuz. Çine yapacağınız yolculuğun bir amacı da Çin Tıbbı ve Çin Masajı ile karşılaşmak olmalı. Gerçek üstatları ile karşılaşmak şart. Bunu da ticari yoldan öğrenmek yerine orada yerleşik Türk kardeşlerimiz ile karşılaşırsanız onlardan öğrenmenizi öneriyorum. Çin Tıbbı konusuna Tianjin bölümünde tekrardan geri döneceğim.

HIZLI TREN İLE SHANGHAİ’DAN YİWU’YA YOLCULUK
Tren Biletini Kredi kartı ile Shanghai’da kaldığım oteldeki Acente’den aldım. Birinci sınıf bilet almıştım ancak biletin üzerinde yazılan Çince yazıları okutmayı otelde akıl edemedim. Tren İstasyonuna gittim. İnanılmaz büyüklükte çok modern bir bina idi. İnsanlar oluk oluk geliyor ve gidiyorlardı. Bileti okutacak hiçbir yetkili, kişiyi bulamadım ve son dakikaya kadar hangi perondan trenim kalkacağını araştırdım, koşturdum durdum. Bavullarla bu koşturmaca dan olabildiğine yorulduğumu itiraf etmeliyim. Sonunda biri erkek diğeri genç bir kız’a peronu sordum ilk defa biraz İngilizce bilen birisini buldum. Bu genç beni doğru perona bizzat götürdü ve bıraktı. Tren saatini büyük bir merakla beklemeye başladım. Her halimle yabancı olduğum da belli oluyordu. Tren saati yaklaşırken benim bulunduğun bekleme salonu doldu ve ilk sıraya ben geçtim. Birden yanımda genç bir Çinli belirdi ve benimle mükemmel bir İngilizce konuşmaya başladı. Meğer Çin asıllı bir Amerikalıymış. Şansım yine yaver gitmişti. Genç bana biletin üzerinde yazanları okudu ve hangi vagon hangi numarada yolculuk yapacağımı söyledi ve bana “bravo yazılanları bilmeden yola çıkma cesaretini gösteriyorsun” gibilerden bir ikazda da bulunmayı ihmal etmedi.

Hızlı Tren Perona gelmesi ile bir iki dakikada hareket etmesi bir oldu. YİWU son durak olduğu için çok telaşlanmadım. Tren’de her türlü konfor bulunmaktaydı. Japonların Shenzen Trenleri ile aynı kategoride dünya harikası araçlardı. Büyük bir konfor ile yolculuğumuz 2,5 saat sürdü.

YİWU Tren garında Tayfun beni bekliyordu. Beni aldı ve Otelime bıraktı. Ramada Otelinin her odasında İnternet ve Kompüter ücretsiz olarak bulunuyordu. İlk defa Türkiye ile zahmetsiz irtibat kurdum. E postalarımı okudum, cevaplarımı yazdım.

YİWU’DAN PEKİN’E UÇAKLA YOLCULUK
YİWU Hava Alanı da yeni inşa edilmiş. Shanghai ve Pekin Hava alanlarını ve Tren Garlarını anımsatıyor. Aynı şekilde çelik konstrüksiyon’dan yapılmış, son derece modern binalar. Her türlü konfora sahip. Pekin Hava Alanı da çok modern ve çok kalabalık. 2008 Pekin Olimpiyat Oyunları dolayısıyla Pekin adeta yeniden inşa edilmiş. Taksinin geçtiği her yerde her yönde modern ve yüksek binalar yükselmekte. Pekin’in Yasak şehre yakın en modern alış veriş merkezinde Wang Fujing denen caddedeki Pekin Crowne Plaza oteline yerleştim. Hava Alanında bindiğim Taksi Şoförüne Otelin adresini gösteriyorum. Okuyamıyor anlamıyor Şehrin Merkezine gelince zor bela sora sora Oteli bulabildik. Ertesi gün Celal Yakışar beni otelde buldu, beraberinde bir de şoför ve araba ile gelmişti. Celal Yakışar Pekin Üniversitesi Tıp Fakültesinin 3.cü sınıfında okuyan, yaklaşık 5 senedir Pekin ‘de burslu okuyan bir genç kardeşimiz. Kendisi aynı zamanda Çin Tıbbı da okuyormuş. Allahın bir lutfu. Benim gibi bir ayağı doktorda olan meraklı bir kişi için bulunmaz özellik. Hemen aklıma Çinli iyi bir doktora görünmek geldi. Bu muradıma da erdim. Tianjin Bölümde Çin Alternatif tıbbından bahsedeceğim.

ÇİN SEDDİ
Çocukluğumdan beri merak ettiğim Çin Seddi’ni en nihayet görecek ve Çin Seddi’nde Hatıra fotoğrafı çekecek çektirecektim. Özel araba ve şoförle gittiğinizde iki saat gidiş ve iki saat dönüş. İki saatlik yola ödediğim para Türk parası ile yaklaşık 200 TL idi. Kendimi şanslı ve zengin hissediyordum. Bizim çıktığımız yer Çin Seddi’nin en güzel ve en manzaralı bir noktası, yanılmıyorsam Mitinanyu deniyor.

Zamanın Çin Hükümdarlarınca asırlarca süre ile  (takriben M.Ö 220 den M.S 1644) yaptırılan Çin Seddi, Çinin Kuzey Sınırları boyunca dağların tepesinden geçen yaklaşık 7300  kilometrelik bir yapı. Hayali bile güç. Nasıl bir hayal, nasıl bir karar, nasıl bir insani çaba. Dağların Tepesine binlerce kilometre ortalama 8 metre yüksekliğinde 6,5 metre eninde bu Seddi yapıyorsun, yaptırıyorsun. İnsanın Hayalinin sınırı olmadığını bir daha bu yapıda görüyorsunuz. Çin Seddi’ni üzerinde askeri at arabaları geçiyor. Bu araçlar düşünülerek Çin Seddi yaptırılmış. Her 200 metreye bir nöbetçi istasyonu her 1000 metreye bir nöbetçi birliği yapısı oturtulmuş. Çin Seddi ne teleferik ile çıkıyorsunuz. Yol güzergâhı Pekin’den çıktıktan sonra Bursa Uludağ’a çok benziyor. Yeşillik meyve bahçeleri yol boyunca sıralanıyor. Çin Seddi’nden teleferik ile aşağıya iniş mümkün ancak biz tam bir macera’yı seçtik. Kış Olimpiyat oyunlarında yarışmalardan bir tanesi bu şekilde yapılıyor. İsmi de Toboggan. Üstü açık ancak bir insanın içine girdiği Çelik boru yatar pozisyonda biniyorsunuz. El Freni ile sürati azaltıp çoğaltabiliyorsunuz. Korkarak ama aynı zamanda merakla bu araçla aşağıya indim ama her halde bir daha binmem. Arkamdan gelen herkes benim yavaş inişimden şikâyet edip bana bağırıyordu. Çektiğim fotoğrafların bir kısmını bilginize sunuyorum.

PEKİN’DE BİR TÜRK LOKANTASI
Çin Seddi’nin hemen arkasından Bir Türk Lokantasında Adana’da yediğiniz Adana Kebabından daha güzel daha lezzetli ve bir buçuk porsiyona karşılık gelen büyüklükte kebabı yedikten sonra adım atacak halim kalmadı.

TİANANMEN MEYDANI
Ancak merakım yorgunluğuma üstün geldi. Tiananmen Meydanına ve Yasak Şehre gitmeye karar verdik. Tiananmen Meydanı benim kaldığım otelden itibaren aynı düz çizgi üzerinde hakikaten dünyanın en büyük meydanı, içinden trafik geçen gizemli meydan. Yasak Şehir hemen meydanın bitiminde başlıyor. Meydanın bir köşesinde Başkan Mao’nun Mozolesi ve adına dikilmiş anıt yer alıyor. Öbür köşesinde ise Çin Halk Meclisi, yani Parlamentosu, Çin Milli Tiyatrosu, ortasında dev Halk Kahramanları Heykeli yer alıyor. Tiananmen insanlarla dolup dolup boşalıyor. Pekin’e giden herkes bu meydana gidiyor ve fotoğraf çektiriyorlar. Çin’de ve Pekin’de mesafeler söz konusu. Yeni ve Modern Metrosuna rağmen deneme fırsatım olmadı her yere özel şoförlü araba veya taksi ile gittik. Dedim ya kendimi Çin’de zengin hissettim.

YASAK ŞEHİR-ESKİ ÇİN İMPARATORLUK RESMİ KIŞLIK SARAYI
Tiananmen Meydanından Ana Girişinde Mao’un 4×4 metrelik resmi bulunuyor. İnsanlar oluk oluk Mao’un resminin altından geçip Yasak Şehre giriyor. Bu Dünyanın en önemli tarihi miraslarından biri olan bu mekâna Celal ile girdiğimde Son İmparator Filmindeki Sahneler gözümün önünden resim şeridi gibi geçti. Son İmparator Filmindeki sahneler ile birlikte bu mekân zihnimde canlanıyor ve gerçek üstü bir ortam yaratıyor. Tek başına mekân adeta içi insandan yalıtılmış gölge gibi bir his yaratıyor içimde.
Yasak Şehir ile ilgili birçok kitap ve bilgiye de sahip olduğum için ben de beklediğim heyecanı uyandırmadı. Tek tek her alanı dolaştık ve bol miktarda fotoğraf çektik.
Çin’e merakı olan ve Son İmparator filmini görmemiş olanlara bu filmi mutlaka tavsiye ediyorum.

YAZLIK İMPARATORLUK SARAYI
Mutlaka görülmeye değen tarihi mekân. İnsanlarla dolup taşıyor. Devasa boyutlarda yapma bir gölün etrafında inanılmaz güzellikte tarihi yer. Dolaş dolaş bitmiyor. Burada üç Türk Vatandaşı ile karşılaştık hoşça sohbet ettik. İnsanlar kendi aralarında müzik yapıyor şarkı söylüyor dans ediyorlardı. Bu alışkanlığa çok sık rastladık.

TEMPLE – DİNİ MEKÂNLAR
Pekin’in içinde ve etrafında çeşitli Dini mekânlar yer alıyor. Gök ve Yer Mabedi, Tibet Budizm Mabedi ve diğerleri. Bunlardan bir kısmı halen faaliyette. İnsanlar bu Mekânların Yeşil alanlarını sosyal aktiviteler için kullanıyorlar. Yüzlerce binlerce yaşlı, orta yaşlı insan kendi yaşlarındaki insanlarla açık havada o kadar anlamlı beraberlikler oluşturmuşlar ki anlatması güç. Adeta kendi yaşlılarımız ve kendimizin hareketsizliği ve yalnızlığı için üzülüyorsunuz. Büyük büyük mekânlarda sağlık sorunları ile boğuşuyoruz. Küçük küçük evlerde yaşayan Çinliler ise kendilerini yaz kış doğanın kucağına atıyorlar. Emekli olan bezeri yaşıtları ile dans ediyor, şarkı söylüyor, müzik yapıyor, dama ve domino oynuyor, kimisi ise taichi veya başka sporları yapıyor. Bir çok fotoğraf çektim.

PEKİN CAMİSİ
Çinli Müslümanlara Hui deniliyor. Pekin’de sayıları 200 bin olduğu söyleniyor. Celal ile birlikte Pekin Camisine Cuma vakti gittik çok ilginç ve görülmesi mutlaka önem taşıyan tarihi bir mekân. Osmanlı Sultanının yaptırdığı eğitim binasını gezdik. Müslüman mahallesini dolaştık ve öğle yemeği yedik.

2008 PEKİN OLİMPİYAT PARKI
Güreş Federasyonu ve TOFAŞ SAS Kulübü Başkanlıkları ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Yönetim Kurulu üyeliğinde bulunmama rağmen bugüne kadar bir olimpiyat görme imkânım olmadı. Çin Oyunlarını gerçekten görmek istiyordum ancak 2 yıl sonra Olimpiyat Parkını dolaşma imkânım oldu. Şükrettim. Olimpiyat kaçırmayanların ülkemiz sporuna neler kattıklarını veya katmadıklarını yakinen bildiğim için çok da üzülmedim.

ESKİ PEKİN
Modern yeni Pekin ile Eski Pekin birlikte beraber yaşıyorlar. Büyük caddelerin hemen yanında Hutong denilen dar sokaklar içinde ışıklı ve geniş caddelerde gördüklerimizden çok farklı, çok fakir, çok eski, çok klasik Pekin de yaşıyor. Modern ve Yeni otomobillerle birlikte insanların çektikleri veya küçük motorlu taşıma araçlarını, bisikletlileri de görüyorsunuz. Bu araçlara da binme imkânımız oldu. Çok ta keyif aldık.

SİLK CENTER-ALIŞVERİŞ
Çin’de alışverişi bir bilen ile yaptığınızda almaktan yoruluyorsunuz. Yok yok. Gene satıcılar bayanlar adeta sizi kolunuzdan omzunuzdan çekiyorlar alışveriş yapmaya zorluyorlar. Bu kadar yer gezdim birçok iyi satıcı ile karşılaştım ancak buradakiler kadarını görmedim.

ELECTRONİK TİCARET MERKEZİ
Burada da her türlü elektronik cihazı oldukça ucuza alabiliyorsunuz. Ben bir telefon, bir diz üstü bilgisayar, bir MP3 Müzik çalar aldım. Shanghai’da da bir canon fotoğraf makinesi almıştım. Hayatımda bu kadar şeyi bir arada satın aldığımı hatırlamıyorum.

16 SAATTE TAKIM ELBİSE
Wang Fuji Caddesi en modern caddelerden birisi Dünya’nın en tanınmış markalarının burada dev mağazaları buluyor. Nike, Gucci, Kappa, Sony, Panasonic, Adidas, yok yok.  Bilhassa akşamüstleri, gölgelik başlaması ile bu cadde ana baba günü oluyor insanlar bir birinin üstünde. Ben hanıma bir ipekli giysi almak için bu cadde üzerinde ipekli satan bir dükkâna girdim. Hanıma bir şeyler aldım. Dev bir mağaza. Erkek kumaşların yanından geçerken bir satıcı bayan bana kumaşları gösterdi. Ben de merakla ve biraz da oyalanmak için kumaşlara bakarken birden Bir Terzinin ölçülerimi aldığını, ve kaşmir yün karışımı bir elbise için pazarlığa başladık. Ben ertesi gün akşamı Pekin’den ayrılacağımı söyledim. Satıcı. Kolay biz size bu elbiseyi provası dâhil 16 saatte veririz dedi. Ancak bu akşam 2100 de prova için geleceksiniz. Yarın sabah saat 10.00 elbisenizi hazır ederiz dedi.  Ben sırf merak için bu elbiseyi Pazar günü saat 1500 civarında satın aldım akşam 2100 de prova oldum. Prova için elbisenin gelişi birazcık uzadı. Ben bu sefer el kol işaretleri ile 4 tane usta terzi ile konuşmaya başladım. El kolla konuşurken yanımızda Çinli bir çift bayan olana nefis bir Çinli giysi provasını yaptırıyordu. Meğerse çiftler Seattle’da Amazon’da bilgi sayar mühendisi olarak çalışıyorlarmış. Ben erkek olanı tercüman olarak kullanmaya başladım. Satın aldığım elbiseyi 400 tl sına satın almıştım kumaş ve terzilik dâhil. Terzilerin kaç para kazandıklarını haftada kaç gün çalıştıklarını tatil yapıp yapmadıklarını sormaya başladım tercüme yapan çocuğu eşi kızarak çağırma ile bizim mülakat bitti. Bu arada elbise de prova için gelmişti. Söylendiği gibi ertesi gün saat 10.00 gittim elbise hazırdı. Size dükkân kumaş satmıyor. Size bitmiş hizmet satıyorlar. Gelinlikten Damatlığa normal giysiye her şeyi gün içinde dikiyorlar hazırlıyorlar güler yüzle size sunuyorlar.

ÇİN TIBBI – TİANJİN
Yazlık Saraya gitmek ü zere Celal yeniden şoförlü bir araba kiralamıştı. Bu seferki araç konforlu VW Jeep türü bir araçtı. Yazlık Sarayı dolaşırken hava ağır bulutlu idi ve her an yağmur yağacaktı ancak arabaya bindikten birkaç dakika sonra yoğun bir yağmur yağışı başladı. Pekin’den Tianjin’e Celal’in Çin Tıbbı hocası Prof. Li’yi görmeye gidiyorduk. Saat dört sıralarında adeta yağmurdan hava kararmıştı. Tianjin’e insanların o ağır yağmurda nasıl bisikletle bir oraya bir buraya gittiğini gördüm halimize şükrettim.

PROF. Lİ PU
Prof Lİ’nin evini zor da olsa bulduk. Çok mütevazı bir evi vardı. Prof. Li Müslüman Çinlilerden, oğlu Ali Boğaziçi Üniversitesini bitirmiş. Çok güzel Türkçe konuşan birisi. Prof Lİ’ye hastalıklarımı ve sıkıntılarımı saydım uzun bir liste tuttu. Prof Lİ Çin tıbbı ile uğraşmaya 14 yaşında başlamış 50 yaşında Prof olmuş şimdilerde 60 yaşlarında çok içten samimi ve sakin bir insan eşi ve oğlu ile bizi karşıladılar ikramda bulundular.

Prof Lİ yalnız nabzımı dinleyerek tıbbi durumumun hakkında görüş oluşturdu ve bir kısım sorular sordu ve bazı tavsiyelerde bulundu. Tavsiyelerinin önemli kısmı vücudumuza ve yaşımıza uygun yaşam, hareket ve beslenme ile ilgili idi. Bir kısım Çin İlaçları hazırlayacağını ve muntazaman kullanmamı tavsiye etti. Ben Prof Lİ’den çok etkilendim ve onun tavsiye ettiği ilaçları muntazaman kullanıyorum. Aynı zamanda kendi doktorumun verdiklerini de kullanıyorum. Yaklaşık 2/3 ay içinde bütün sorunlarımda ciddi iyileşmelerin olacağını o zaman normal ilaçlarımda kısıntıya gitmemi tavsiye etti. Ben Çin Tıbbına inanan birisiyim. Çünkü 5 bin yıldır uygulanan, insanı bütün olarak ele alan, dolaşım sistemi ile ilgili düzenlemeleri yaptığımız takdirde daha mutlu, sağlıklı, başarılı ve dengeli bir hayat sürebileceğimize inanıyorum.

XİAN – TUĞLA ASKERLER MEZARLIĞI
Bana, Çin’e gidip XİAN’a gitmemek olmaz dendi.  Hakikaten de eksik kalacakmış. Pekin’den uçakla XİAN’a gittim. Aynı tip Modern Çelik Konstrüksiyon Havaalanından otelime gittim. Grand Mercure oteli muhteşem bir oteldi. Bana da en iyi odalarından birisini fark istemeden verdiler. Kendimi gerçekten zengin hissettim. Otelin kahvaltısında yok yoktu. Bu kadar zengin kahvaltıyı son zamanlarda bir defa da Shanghai’daki otelde yemiştim. Orada da yok yoktu. İngilizce bilen bir Rehber ve Özel Şoförlü lacivert Audi marka bir araç kiraladım. Hepsi bütün gün için 200 TL idi.

Xian, birden fazla imparator ailesıne başkentlik yapmış, İpek Yolunun Çin de başladığı şehir. Türk Tarihi için çok önem taşıyor. Hala büyük Müslüman nüfus barındırıyor.

Biz Terra Cota Askerlerin bulundukları mekâna gitmeden önce devletin işlettiği bir işletmeye gittik Bu Terra Cota heykellerin günümüzde yapılışlarını tekrarlayan bir stüdyo ve satış mağazası imiş. Ben burada bir Heykel satın aldım.

Terra Cota Askerleri bulan köyün içinden geçtik ve Müzeye gittik. 4/5 bölümden oluşuyor. Bu Askerleri yaptıran İmparator Çin’i ilk birleştiren Kişi. Kendisinin ölümünden sonra da öbür dünyada hüküm sürmesi için bir orduya ihtiyaç duymuş onun için 8000 civarında askerden oluşan bir orduyu bu şekilde tuğladan oluşturmuş. Akla ziyan. Askerlerin yüzleri hiçbirisi diğerine benzemiyor. Her bir rütbenin kıyafeti ayrı. Erinden Generale. Atlı Savaş Arabasına kadar her şey düşünülmüş. Köylüler su bulmak için açtıkları kuyulardan birisinde bu askerleri bulunca yer yerinden oynamış. Bulan köylülerin ve köyün kaderi değişmiş. Bulanlardan birisine bir Turist Mağazası açmışlar. Bu mağazada oturuyor alışveriş yapanlara imza veriyor onunla hatıra fotoğrafı çektirdik.   Burada da satıcı bayanlar satmaya bayılıyorlar. Herhalde satıştan prim alıyorlar.

Rehberimiz ve Şoförümüz inanılmaz derecede saygılı hürmetkâr insanlar. Bir bütün gün birlrkte Xian Şehrini, müzeleri, tarihi ve kültürel mekanları dolaştık. Şehir ortaçağ karakterini daha muhafaza ediyor. O günden kalan birçok bina, dini mekân ve Şehir duvarları, koruma kuleleri hala korunuyor. Pekin’de Mao Kültür Devrimi sırasında Pekin’in Şehir duvarlarını yıktırmış. O zamandan az miktarda yapı ve duvar kalmıştı.

Rehberimin zoru ile o akşam 18.00 Tang Döneminin Saray Müzik ve Dans Tiyatrosuna gittim. İyi ki de gitmişim. Önemli bir kültür ziyafetini kaçıracakmışım. Yemekli olarak bu Şovu seyretmeye doyamazsınız. Şovun DVD sini de satın almayı unutmadım. Ancak telefonumu da takside düşürdüm. Pekin’de HTC marka bir telefon aldım hala öğrenmek için uğraşıyorum.

TEKRAR PEKİN’E DÖNÜŞ VE SON ALIŞ VERİŞLER
Yukarıdaki Alış Veriş bölümlerinde bu konuda bilgi vermiştim. Yeniden Bavul almak gerekti. Son gün artık geri dönüş heyecanı ile geçti. Güzel ülkemi, ailemi, Yalın Enstitüyü, arkadaşlarımı, müşterilerimizi gerçekten özlemiştim.

SON NOTLAR
Çin ile bulduğum İngilizce olan her yazıyı kestim yanımda getirdim. Birçok makaleyi Türkçe ve İngilizce olarak topladım. Bu Gezi Notlarımında bunlara da yer yermekteyim. Birçok bilgiye bu şekilde ulaşma imkânını bulacaksınız.

Çin hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız veya Çin’de gerçekten benim güvenerek tavsiye edeceğim insanları öğrenmek istiyorsanız bana lütfen yazınız.

Pekin Hava Alanında Türk Hava Yolları Yer Hizmetleri personeli günlük çalışmaya başlıyor.

 

Yalçın İpbüken
19 Temmuz 2010

 

Kaynaklar:
The Britannica Guide to China
The  Forbidden City, Center of Imperial China
Beijing, Insight Guides, Smart Guide
Eye Witness Travel, China
China Daily, İngilizce Günlük Gazeteler
Çin Ekonomisinin Genel Tablosu, Veysel Işık
The Beijing Blues, Fareed Zakaria, Newsweek, June 14, 2010
The Elephant And The Dragon
Competing in a Flat World

CEVAP VER