Doktora Öğrencisi Yüksek Mimar Didem Uğurlu’nun Yalın Enstitü Deneyimi

0
1678

Yalın düşünce ile ilk defa 2014 yılında İngiltere’de yüksek lisans derslerim esnasında tanıştım. Dersi aldığım esnada ileride bu konu hakkında bu kadar çok okuyacağımı, düşüneceğimi ve yazacağımı tahmin etmiyordum. Ancak İngiltere’de sayılı olan günlerim azalırken, bunun verdiği telaş ve belki de buruklukla birlikte Türkiye’de inşaat sektöründe henüz yapılmamış, uygulanmamış bir şey ile dönmem gerektiğini çok içten hissediyordum. Bunun bana verdiği motivasyon ile tezimi Yalın İnşaat’ın Türk İnşaat Sektöründe araştırılması üzerine yazmaya karar verdim. Yalın İnşaatla ilgili birçok kaynak, dünyanın birçok ülkesindeki uygulama örnekleri bulunuyordu. Ancak rotamı Türk İnşaat Sektörü ’ne çevirdiğimde elimde kalan şeyler konuyla ilgili birkaç akademik tez ve makaleden ileriye gidemiyordu. İnşaat firmaları ile temasa geçtiğimde ise bahsettiğim kavramları henüz duymamış olan yetkililer ile karşılaşıyordum.

Yüksek lisans yaptığım sırada yalın düşünce ile ilgili öğrendiğim şeylerin anadilimdeki karşılığı hakkında bilgi sahibi olmak için Yalın Enstitü’nün internet sitesinden faydalanmıştım. Yalın Enstitü ile ilk defa tanışmam bu şekilde oldu. Ama onların beni tanıması, tezim için düzenlediğim ankete katılımlarını rica etmek amacıyla Yalçın Bey’e e-posta atmam ile gerçekleşti. Yalçın Bey’in bana cevap olarak döndüğü mail, ‘’Didem Kardeşim’’ olarak başlıyor, konuyla ilgili ne kadar heyecan ve benden böyle bir mail almaktan ne kadar mutluluk duyduğundan bahsediyordu. Açıkça söylemek gerekirse, o gün Enstitü’nün başkanından çok kısa süre içinde aldığım bu geri dönüş, benimde heyecanımı büsbütün artırmıştı. Beni tanışmak üzere Sarıyer’deki ofislerine davet ettiler. O gün Yalçın Bey ve stajyer birkaç arkadaşı tanıma şansım oldu. Sonrasında 2015 yılında düzenlenen zirveye katıldım. Böylece Yalın Enstitü ile tanışıklığımız başlamış oldu. Ancak o dönem, doğduğum şehir olan İzmir’de yaşıyor ve çalışıyordum. Birlikte çalışmayı çok istemiş olmama rağmen, o esnada mümkün görünmüyordu.

Doktora yapmaya karar verdiğimde, 2017 yılının ortalarıydı. İTÜ’de doktoraya kabul almam ile birlikte İstanbul’da yaşamaya da başlamış oldum. Daha gelmeden Yalçın Bey’e haber verdim. Böylece, bir tarih belirleyip Yalın Enstitü ’de buluşmak üzere sözleştik. Yalın Enstitü ’deki yolculuğum bu şekilde başlamış oldu. Buna yolculuk diyorum çünkü burada bulunduğum süreyi kendi gelişimimde bir yolculuk olarak görüyorum.

Fotoğrafta da göreceğiniz gibi 4 kişilik bir masa etrafında, Yalçın Bey ve diğer stajyer arkadaşlar ile birlikte çalışıyoruz. Çalışma saatlerimi kendi üretken olduğum zaman dilimlerine göre belirleyebiliyorum. Yalçın Bey, dilediğimde evden de çalışabileceğimi söylemişti. Ancak Sarıyer’de olmak epeyce hoşuma gidiyor. Sabah ofise girdiğimde Yalçın Bey’i her zamanki yerinde buluyorum, çalışmaya başlamış oluyor çoğu seferinde. ‘’Günaydın’’ diye seslendiğimde çoktan yapmakta olduğu işe odaklandığını fark ediyorum. Buradan kendime bir ders çıkarıyorum hemen, demirin işledikçe nasıl ışıldayacağı ile ilgili.

Yalın Enstitü ile çalışmaya ilk başladığım gün eve Yalçın Bey’in bana hediye ettiği kitaplarla dönmüştüm. Hala Yalçın Bey’in bana okumam için hediye veya tavsiye ettiği kitaplar oluyor. Bazı sabahlarda önceki günlerden bana verilmek üzere Yalçın Bey tarafından ayrılmış bir gazete kupürü, kitap ve/veya makale buluyorum. Bunlar bazen Yalın Düşünce ile ilgili, bazen tarihten bir olay, bazen sektörel gelişmeler ve bazen de kişisel gelişimle ilgili oluyor. Sonrasında okuduğumuzdan öğrendiklerimizi, kendi çalıştığımız konu ile nasıl ilişkilendirebileceğimizi tartışıyoruz. Çalıştığımız masaya paralel duran, bir duvarı kaplayacak büyüklükte bir kütüphane yer alıyor. Bu kitapların birçoğunu Yalçın Bey’in çoktan okumuş olduğunu düşünüyorum. Müzeyyen Abla bir bu kadar da kitabın yukarıda olduğunu söylüyor, hiç şaşırmıyorum. Okumayla ilgili azmimi hiç kaybetmemem gerektiğini yazıyorum aklımın bir köşesine.

Yalın düşünce ile ilgilenen herkesin az çok bildiği bir şeydir, Yalın düşünce evi. Bir sütununda insan yer alır. İnsana verilen değer ve insan yetiştirmek önemlidir. Enstitü’nün stajyerlere verdiği destek ile bunu ne kadar benimsediğini görebiliyorum. Yalın Enstitü ‘de yalın düşünce ile ilgili birçok araç ve teknik öğrenme fırsatı öğrenilebilir. Tüm bu araç ve tekniklerin benimsenmesi için ise karşındaki insanda önce farkındalık oluşturmak, sonra da bunu kültür haline getirmek önemlidir. Sanırım bu sebeple, Yalın Enstitü ‘de, Yalçın Bey’ den öncelikle öğrendiğim şey; bir yaşam gayesine sahip olmak ve bu gaye doğrultusunda çalışmak, okumak ve üretmek. Hangi yaşımda olursam olayım, içimdeki bu ışığı kaybetmemek.

Yeni nesilleri Yalın Düşünce ile Tanıştırmak, Yalın Enstitü’nün Uzun Süreli Stajyer Yaklaşımı, Sürekli Öğrenme ortamını gerçekleştirmek

2002 Yılında Yalın Enstitüyü 35 metrekarelik yerimizde 2 danışman kurucu üye ve diğer 3 arkadaşımızın desteği ile faaliyete geçtiğimiz ilk günden itibaren, Üniversiteler ve Meslek Teknik Okulların, öğretim üyeleri  ve öğrencilerine Yalın Düşünceyi yaygınlaştırma fikri ile yola çıktık. Nitekim İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Semra Barla ilk Yönetim Kurulumuzda yer aldı. Üniversitesi ile yaptığımız protokol ile birlikte, karşılıklı olarak, ilişki kurma arzumuzu ortaya koyduk. Semra Barla sonraları bir başka üniversitede Profesör olarak görevine devam etti.

Yalın Enstitü’nün ilk uzun süreli stajyeri Onur Artıışık kardeşimizdir. İlk yıllarımızda, öğrenci iken tanıştığımız Onur, Endüstri Yüksek Mühendislik eğitimi sırasında uzun süreli stajyerimiz olarak yarı zamanlı olarak Yalın Enstitü çalışmalara katıldı. Onur ile üniversitelerin Endüstri ve Makine Mühendisliği öğrencileri ve öğrenci kulüpleri ile sıkı ilişkiler oluşturduk. Öğrencilerin her soru ve talebini karşılamaya gayret ettik. Yıllık öğrenci toplantılarına davet edenlerin, davetlerini karşılamaya önem verdik. Bu anlayışla, birçok üniversitemizin organize ettikleri toplantılara davetli olarak katıldık. Hala da bu faaliyetlerimizi yerine getirmeye çalışıyoruz.

Onur Artıışık, endüstride çalışmayı arzu edince, onu Bursa Tofaş’ta İK Yöneticisi olan Mahide Sondikme ile tanıştırdık. Üretim dışı süreçlerde verimlilik gibi konularda uzunca bir süre çalıştı, sahip olduğu deneyimi geliştirdi. Zamanı gelince, Koç Üniversitesi Mali İşler Direktörü ile benzeri Yalın Düşünce uygulamalarını Mali İşler fonksiyonunda gerçekleştirme arzusunda olan Cihan Vahdet Sönmezışık ile tanıştı ve şimdilerde Koç Üniversitesinde çok önemli uygulamalarda görev alıyor.

Onur, İTÜ Makine Fakülte 3. Sınıf Öğrencisi Can Yükselen’i Yalın Enstitü Stajyeri olarak enstitüye önerdi. Can’ın, makine mühendisliği bölümünde okurken edindiği Yalın Düşünce ve Toyota Üretim Sistemine olan büyük ilgi kendisini Toyota Adapazarı’nda uzun dönem yaz stajında, Toyota Üretim sisteminin temel uygulamalarına fiilen uygulamacı olarak katılmasını ve Yalın Enstitü çalışmalarına hızla adaptasyonunu sağladı. Daha okulu bitirmeden Onur’un bıraktığı yerden öğrenci ilişkilerimizi istekle sürdürmemize yardımcı oldu. Can İTÜ Makine Fakülte’sini bitirdikten sonra Galatasaray Üniversitesi’nde, endüstri mühendisliği yüksek lisans programına katıldı ve Yalın Enstitü’de yarı zamanlı olarak danışmanlık ve eğitmenliğe başladı. Daha ilk yıllarda Yalın Düşünceyi simulasyonla öğretme programını öğrenci arkadaşları ile birlikte geliştirdi. Günümüzde de simülasyonla eğitim konularında birbirinden etkili program geliştirdi. Danışman olarak etkili görevler yapar hale çok kısa sürede gelmesi birçok kişiyi şaşırtmaya devam ediyor. Can Yükselen’den büyük başarılar bekliyoruz.

Can İTÜ’den mezun olurken yine aynı fakülte 3.sınıf öğrencisi Eren Artar’ı bizimle tanıştırdı. 2 yıl bizimle stajyer olarak yarı zamanlı çalıştıktan sonra, Koç Üniversitesi’nde endüstri mühendisliği mastır programına yazıldı ve Yalın Enstitü merkez kadrosuna araştırmacı olarak çalışmaya başladı. Ülkü Kulaç arkadaşımız başta olmak üzere bir kısım danışmanımıza yardımcı olarak Yalın Enstitü Kadrosuna dahil oldu. Eren Artar’ın şaşırtıcı bir hızla danışman eğitmen ve araştırmacı analist olması başta ben olmak üzere hepimizi mutlu etmektedir. Geçtiğimiz yıllarda bir toplantıya Eren Artar ile birlikte katılmamız gerekti ve konuya ani olarak dahil olduğum bu toplantıda ana konuşmayı ve sunumu Eren yaptı. Mal sahipleri ve yöneticilerin bulunduğu bu toplantıda Eren’in yüksek inandırıcı ve hakim duruşu kendisine olan güvenimizi pekiştirdi o gün bu gün Eren kardeşimiz proje liderlerinin tercih ettikleri aktif bir yalın danışman ve eğitmen oldu. Simülasyon programları dahil bir kısım eğitimleri de özgün olarak hazırlıyor.

Eren Artar ile birlikte Yıldız Teknik Üniversitesi Organizasyon ve İK konuları hocası Prof. Yonca Gürol ile öğrencilerine yönelik Yalın Düşünceye giriş programını oluşturduk. Bu programa ben de katıldım. İngiltere’de görev yapmasına rağmen eski Toyota İK Yöneticisi Meryem İnan da bu programa katıldı. Meryem İnan ve Eren’in eğitimleri Yonca Hoca’nın öğrencilerini etkiledi. Bizler Eren’in bu performansından mutlu oluyoruz.

Eren danışmanlık kanalına girerken, İTÜ’den Fabrika Mühendisliği öğrencisi Merve Enginler 3.sınıf öğrencisi olarak aramıza katıldı ve 4.sınıfı bitirdiği gün İzmir’de yaşamaya ve çalışmaya karar verdi ve aramızdan ayrıldı. Takiben Emir Tunç Demirel 3.sınıftan aramıza uzun dönem stajyer olarak katıldı. Emir geçtiğimiz hafta Fabrika Mühendisliği eğitimini tamamladı ve geleceğini planlama noktasına geldi.

Emir Tunç Demirel mezuniyet noktasına gelirken yine İTÜ’den Makine Fakültesi 3. Sınıf öğrencisi Mehmet Talha Kurt uzun süreli stajyer olarak geçen yılın son aylarında aramıza katıldı. Öncelikli olarak Yalın Düşünce kitabını ders olarak çalışmaya başladı. Zaman içinde Didem Uğurlu ve kendisine planlı eğitimler düzenleyerek yalın düşünce yolunda gelişmelerini ve saha deneyimlerini daha planlı olarak gerçekleştireceğiz.

Didem Uğurlu ile bir başka şekilde ilerliyoruz. Didem, Yalın İnşaat konusundaki Yalın Enstitü faaliyetlerini günlük olarak gerçekleştirmek amacı içinde bulunuyor ve İTÜ Mimarlık fakültesindeki kendi doktora çalışmaları ile örtüştürerek Yalın Enstitü Yalın İnşaat işimizi hayata geçirerek pratik kazanmaya çalışacak. Didem’in doktora konusu Yalın İnşaat Yönetimi ve Organizasyonu olması bizimle olan faaliyetleri ile doktor amacı ile eş güdüm sağlıyor ve en iyi sinerjiyi gerçekleştirmeyi ümit ediyoruz.

Uzun Süreli Yalın Düşünce Stajına geçen yıl içinde diğer bir öğrencimiz Ankara’dan katıldı. Can Özbakır, Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği öğrencisi. Yalın Düşünce ile ilk teması Ford Otomotiv’de yaptığı yaz stajında gerçekleştirdi. Can Özbakır Staj Deneyimini yazdığı yazı ile anlatmaktadır. Bu yazının linkini vermekteyiz. https://lean.org.tr/yalin-ile-tanistigim-gunden-bugune/

Can Özbakır ile telefonda konuştuk. Yaz Stajını Yalın Enstitüde yapmak istediğini söyledi. Oldukça uzun bir görüşme yaptık. Kendisine birçok soru sordum. Can Özbakır’ın sınıf arkadaşı, Erkunt Döküm ve Traktör Fabrikalarının sahibi Zeynep Erkunt’un oğlu olduğunu ve Yalın Enstitü hakkında bilgi edindiğini ve ondan aldığı bilgilerden sonra diğer stajyerlerimizi ve bizimle staj yapmayı arzu ettiğini söyleyince kendisine takip etmesi gereken yolu önerdim. Yaz ayını beklemeden Erkunt Döküm ve Traktöre vakit buldukça gitmesini ve bu iki kuruluşta görev yapan Yalın Enstitü Danışmanı Tamer Kırtay ile bir araya gelmesini ve derinlemesine bilgi sahibi olmasını önerdim. Yalın Üretim konusunda kendisini geliştirmeye büyük bi rkararlılık ve istek gösteren Can Özbakır’a okuması gereken kitapları önerdim. Yalın düşünceye ile başlayan bu okuma programına zaman içinde ilaveler yapıyoruz.

Can Özbakır Erkunt’ta yaptığı öğrenme sürecini başarı ile tamamlayınca bu sefer kendisine Çorum’a gidip, orada Yalın Enstitü’nün sürdürdüğü Tarım Makinaları Fabrikaları Yalın Dönüşüm Küme çalışmalarını incelemesini ve özellikle Dura Makine’ya gitmesini, mal sahibi Macit Çubuk ile görüşmesini ve Yalın Enstitü Çorum temsilcisi Engin Özücan ile birlikte bu ziyareti tamamlamasını istedim. Can bu görevi de başarı ile tamamladı. Dura Makine, sahibi Macit Çubuk ve Engin Özücan ile birlikte olması ona çok kalıcı deneyim kazandırdı.

Can Özbakır geçtiğimiz Temmuz ayında Yalın Enstitü’nün merkezi Sarıyer’e geldi kendisine yaz programı yaptık. Merkez’deki çalışma ve öğrenmesine ilaveten Yönetim Kurulu üyemiz Hüsrev Yaman ile birlikte TÜPRAG Altın Madeni Efem Çukuruna gitti bir gün müddetle orada yapılan çalışmaları yerinde öğrendi.

Can Özbakır’ı 4-5 Aralık günü gerçekleştirdiğimiz Yalın Zirveye misafir olarak davet ettik. Zirvede kendisi ile konuştuk. Can Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Fakültesini bugünlerde bitirdikten sonra Almanya’da Porsche Otomobil Şirketinin kurduğu Porsche Yalın Danışmanlıkta bir yıl müddetle danışmanlık deneyimini kazanmayı arzuladığını söyledi. Kendisini desteklediğimizi söyledim. Can Özbakır ile 2 Ocak günü Ankara’da yaptığımız ziyaretlere dahil ettik.

Verimlilik Genel Müdürlüğüne birlikte gittik. Verimlilik Genel Müdürlüğü ile Yalın Düşünce konusunda uzun zamandır görüşüyoruz. Bu seferki görüşmemiz çok yararlı geçti. Somut işbirliği konusunda fikri mutabakat gerçekleştirdik.

Yalın Enstitü olarak uzun dönemli Staja ve bu programa katılmayı ciddi olarak isteyen genç mühendis adaylarına yardımcı olma arzumuzu somut gerçekleştirdiklerimizle ifade etmeye çalıştım.

Mühendis Stajyerleri ile bu çalışmaları yaparken Meslek Lisesi, Özel Meslek Liselerinden yetenekli ve istekli gençleri uzun süreli stajyer olarak değerlendiriyoruz. Bu nitelikli arkadaşlarımızdan Eda Özdemir şimdilerde bizim de yönlendirmemiz ile Rusça ve Türk Dilleri, Lehçeleri konusunda üniversite öğrenimini sürdürüyor. Eda ile aynı zamanda uzun süreli staja başlayan ve çok yararlı çalışmalar yapan Mehmet İhsan Akın’ı Enstitü kadrosuna tam zamanlı olarak kattık. Web tasarımı ve sosyal medya konularında Yasin Demirkaya arkadaşımla birlikte çalışıyor. Web sitemiz ve Sosyal Medya araçlarından etkin bir noktaya varmamızda Mehmet kardeşimizin katkısını memnuniyetle ifade ediyorum.

Konuyu noktalarken; Çıraklık, Uzun Süreli Staj, İlk Kademe, Orta ve Üst Kademe, Uzman, Kıdemli Uzman, Usta, Üstat, Mesleğin veya Sanatının Ülke Çapında Milli Hazinesi ve en sonunda, Dünya Çapında mesleğinin sanatının en üstüne çıkmak bir insanın hayatını kapsayan, anlam dolu bir hayat yaşamak için çok iyi bir mesleki yol olarak görülmektedir.

Son Söz olarak; Genç Endüstri Mühendisliği ve genel olarak Mühendislik adaylarına ve iş hayatı ile ilgili öğrenim gören bütün öğrencilere, üniversite öğrenimi sırasında hatta öncesinde fiilen iş hayatına katılmalarını, mühendis veya diğer mesleğin adayı olarak değil gerçek bir üretimci olarak değer yaratan üretim işlemlerine bedenleri ile katılmalarını; satış ve satış sonrası faaliyetlerine fiilen katılmalarını ve çalışma hayatının bütün gerçek değer üretimine katılmalarını öneriyorum. Mühendislik eğitimleri sırasında 4 yıl bütün yaz aylarını ve sömestr tatillerini uzatmalı staj yaparak geçirmeleri hem kendi kariyerlerini erkenden belirlemelerine yardımcı olur hem de doğru ve anlaştığı işyeri ve iş konusu ve ortamını yaşayarak seçmesi sebebi ile çok daha uyumlu bir kariyer başlangıcı yapabilirler. Ancak bu şekilde Endüstri mühendisliğinin veya diğer mesleklerin temel amacı olan gerçek müşterilerin ihtiyaçlarına yönelik değer üretimlerini daha etkin ve verimli olarak gerçekleştirmelerini öğrenmeleri gerekmekte ve bu yolda ilerlemeye başlamaları gerekiyor. Biz biliyoruz ki, gerçek uzman olmak için asgari 5 ila 10 yıllık sistemli ve zorluk derecesi her daim artan çıraklık ve tabiri uygun ise kalfalık ve sonunda konunun ustası ve uzun yıllar içinde konunun üstadı olma çabasının gereğini yapmaları gerekiyor.

Yalçın İpbüken, Sarıyer, 20 Ocak 2018

CEVAP VER