Mau Piailug Kimdir?

0
1259

 Ekonomist Dergisi, 24 Temmuz Tarihli Sayısında Mau Piailug’un Ölümü ile İlgili Olarak Tam bir sayfa ayırdı: Mau Piailug Kimdir?
mau-1Ekonomist,  Pasifik Okyanusunun usta  denizcisi Mau Piailug’un  12 Temmuz 2010 günü 78 yaşında öldüğünü  bildiriyordu. Mau kimdi, neden bu kişinin ölümü bu kadar önemliydi.  Politikacı, sanayici, bankacı, film sanatçısı, yazar veya gazeteci değildi. Mau Piailug Pasifik Okyanusunda bütün hayatını geçirmiş, Micronesia’nın en önemli denizcisi olduğu; Okyanusya’da tarih boyunca yaşayan ada halklarının Okyanus üzerinde serpilmiş binlerce on binlerce ada  arasında  kaybolmadan binlerce kilometre gitmelerini mümkün kılan sırlara sahip olduğu  bilinmekteydi. Daha 18 yaşında Pasifik Okyanusunun en usta denizcisi olduğu kayıt altına alınmıştı.

1976 yılının ilk baharında Hawai’den 2500 deniz mili (yaklaşık 3700 km) uzaktaki Tahiti’ye hiçbir yol gösteren araç kullanmadan basit bir Kano ile yolculuk yapmaya talip olmuştu. O tarihte Polynezya Denizcilik Cemiyeti (Polynesian Voyaging Society)  Atalarının açık Okyanus’ta bu kadar uzun mesafeleri kaybolmadan kanoları ile nasıl yaptıklarını anlamak için böyle bir organizasyon yapmaya yönelmişti. Bu yolculuğu eski Denizci Ataların şartlarında yolculuk yapabilecek tek yaşayan kişi  Mau Piailug idi. Mau çift gövdeli kanosu ile gece yalnız yıldızları izleyerek, rüzgarın sesini dinleyerek, denizin  renginden yolunu bulabilecek tek kişi idi. Mau, atalarının yaptığı koşullarda bu yolculuğu yapmaya talip oldu.

mau-2

Mikronesya (micronesia) denilen yörenin insanı olarak 2000 mil uzaktaki Tahiti ve çevresine ve sularına hiç gitmemiş, rüzgarlarında hiç yolculuk yapmamıştı. Taihiti için yolculuğu çıkarken aldığı bilgilerle  Mau’nun zihninde Tahiti’nin imajı yerleşmişti ve Mau  zihnindeki Tahiti imajına doğru yola çıktı. Pasifik Okyanusunda yaklaşık 2000 deniz mili gittikten sonra bir gurup küçük deniz kuşunun çevresinde dolaştığını fark edince hala gözle göremediği  Tahiti sularının civarında olduğunu, yolculuğunun sonuna başarı ile yaklaştığını hissetti.  Taihiti’ye ulaştığında Taihiti halkının yarısı onu sahilde büyük coşku içinde karşıladı.

mau-3On üç gün  süren yolculuk sırasında pusula, sextan ve harita kullanmadı. Enlem, Boylam, Üçgenleme ve her hangi bir matematik işlemden yararlanmadı. Mau iki gövdeli Kanosu ile, gece yıldızlarının yol göstericiliğinde, doğudan batıya, yıldızların doğuşundan batışına yolunu tayin edebiliyordu. Gökyüzündeki en önemli 100 yıldızı, yerleri ve isimleriyle ezbere biliyordu, Yıldızların renklerini, beraberindeki yıldız kümelerinin renkleri, özellikleri ve saçtıkları ışıkları ile birlikte bilebiliyordu. Adeta tüm gökyüzü Mau’un zihninde resmedilmişti.
Mau Kanosuna bir miktar içme suyu ile bitki köklerinin ezilerek yapraklara sarılmış yiyeceğini alarak yola çıktı. Rüzgarı hesapladı, doğan bir yıldız ile batan diğer bir yıldızı hizalayarak yolunu belirledi. Yola çıktığı yıldızı Kanosunun arkasına, hedef yıldızı ise Kanosunun baş tarafına alarak yolunun doğruluğunu sağladı.

Gündüzleri ise, doğan ve batan güneş ile yolunu belirledi. Ayrıca hayatın anası Okyanus’un verdiği işaretlerden yararlandı. Kanosunun gövdesine çarpan okyanus suyunun yükselişinden kıyıya yakınlığını uzaklığını, yönünü hissedebiliyordu.  Sığ suları renginden, göremediği su gölcüklerini ışıklarından, bulutların alt taraflarındaki akislerinden görebiliyordu. Yakaladığı balıkların tuzluluk derecesi çevredeki nehirlere işaret ediyordu. Kano etrafında dolaşan kuşların akşamları gittikleri yönleri, ona gideceği  yol hakkında  bilgi veriyordu.

Mau’un dedesi Okyanusyanın yerli halkının binlerce yılda oluşturduğu derin bilgiye sahipti. Daha bebekliğinde  Mau’yu okyanus sularına sokmuş, dalgaların farklı yerlerde nasıl farklı davrandığını vucudu ile hissetmesini sağlamıştı. Rüzgarın sesini dinlemeyi bebeklikte öğrenmişti. Sonraları gökyüzünü ve yıldızların pusulasını zihnine yerleştirmesi sağlanmıştı. Bunun için  fotoğraflarını verdigimiz şekilde atalarından öğrendiği şekilde deniz kabuklarından gök yüzündeki yıldız haritasını kullanmışlardı. Mau, dedesiyle birlikte, 3-4 yaşından itibaren derin sularda balıkçılık yapmasını öğrendi. Dedesi ile  Sabah erkenden birlikte derin sularda balık tutmaya gider;  geceleri ise, yetişkin balıkçıların devam ettiği lokallere gider, burada balıkçılardan okyanus ile ilgili hikayelerini öğrenirdi.   Bu öğrenme, okyanus’ta yaşam ve güvenli yolculuk  için hayati önemdeki bilgileri içeriyordu. Dedesi erkenden ölünce öğretmenliği babası üstlendi. Kendi yaşıtları deniz kenarında oyun oynarken Mau çok küçük yaşlarda Okyanus’ta hayatta kalmayı, uzun yolculukları tehlikesizce yapmanın temel bilgilerini öğreniyordu.
Mau 18 yaşına geldiğinde, Micronesia Voyaging Society tarafından kendisine “ Palu” Usta Denizci” unvanı verildi , Okyanus Kaptanlığı özel  merasimle tescil edildi. Mau’yu takiben 39 yıl boyunca başka hiçbir kimse bu ünvanı alamadı. Mau, tüm yaşamı boyunca bir tek olay dışında, hiç yolunu kaybetmedi. Bir seferinde  tayfun’a yakalanan Kanosu battı, diğer gemiciler ile birlikte yedi ay boyunca, kurtarılıncaya kadar, ıssız bir adada kaldılar.

mau-4mau-5

 

 

 

 

 

 

 

 

Mau, bildiklerini kendisi ile birlikte götürmek istemediğinden aralarında oğlunun da dahil  olduğu sınırlı sayıdaki Polinezya’lı denizciyle   hayati bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Mau, kendisinin yetiştirdiği Usta Denizcilerle birlikte sonradan  hiçbir alet, aygıt, harita kullanmadan Yeni Zelanda’ya güvenli olarak gidip geldiler.

mau-6  mau-7  mau-8

mau-9

 

 

 

Mau ve bir kısım denizci, Pasifik Okyanus’undaki Adalarda yaşayanların bu adalara doğu’dan güvenli bir şekilde ve aynı kökten geldiklerini kanıtlamış oldular.

Mau, Bütün yaşamı boyunca büyük bir tevazu içinde yaşadı. Ve 78 yaşında öldü. adı ve yeri bile harita gözükmeyen bir adadan geldi, fakat arkasında büyük bir isim ve iz bıraktı. Ne mutlu ona.

Mau Piailug’u merak edenler Wikipedia/Mau Piailug’dan ve Economist’in 24 Temmuz sayısında daha fazla  bilgiye ulaşabilir.

mau-10  mau-11  mau-12mau-13

Son zamanların en sıcak yazını yaşamakta olduğumuz bugünlerde ben niye bu haberi ele aldığımı, sizlerle paylaştığımı, Yalın Enstitü ile ilgisinin ne olduğunu gelecek yazımda ifade etmeye çalışacağım.

Yalçın İpbüken

CEVAP VER