Meşhur Beşliyle Üretimden Müşteriye İyileştirme!

0
1193

APQP, PPAP, FMEA, SPC, MSA Teknikleri Etkin Kullanma

Bu yazıda sizlere özellikle metal sektörünü yakından ilgilendiren kalite standartları ve bu standartların içinde barındırdığı temel prosedürler ile ilgili bilgilendirme yapmak istiyorum. Bilindiği üzere kalite standartlarının gelişimi çok eskilere dayanıyor. Türkiye açısından ilk ciddi çalışmalar kalite belgelerinden bahsedilmeye başlanan 90’lı yıllardır. O yıllarda 9002 kalite standardı ilk kez tedarikçilerinden istenmeye başlanmış hatta bu standardı olmayan firmalardan olan Tofaş, Oyak Renault, Mercedes, Otoyol gibi o dönemin önemli otomotiv firmaları ürün almayı durdurmuşlardır. Yani Türkiye’de kalite standartlarının hikayesinin başlangıcını 90’lar olarak kabul edersek hata etmiş olmayız.

Metal Sektöründe Kalite Standartlarının Geçmişi

O yıllarda 9002 olarak karşımıza çıkan standart günümüzde yerini 9001’e bırakmıştır. Kalite yöneticiliği yaptığım zamanlarda (1994) bir otomotiv sektör tedarikçisi olarak tüm firmalar ISO 9002 kalite standart belgesine hemen sahip olmak istiyorlardı. Tek hedef buydu. Günümüzde ise kalite standartları açısından büyük gelişmeler kaydedilmiştir. Tabii bu gelişmeler yaşanırken firmalar yeni süreçlere uyum sağlamakta çeşitli problemler yaşamıştır. İleriyi gören ve bu standartların geleceğini öncesinden fark eden firmalar gerekli tedbirleri almış hatta bununla ilgili altyapıyı bile hazırlamıştı. Bunun sonucunda gelecekte rakiplerinden birkaç adım öne çıkacaklardı. Bu standartlar zamanla güncellenerek bugüne kadar gelmiştir. En son 2015 yılında güncellenen en güncel ISO 9001 kalite standartı, temel standart olarak yerini almıştır. ISO 9000 serisi standartlarda ilk revizyon, 1987 yılında yapılmış, 1994 yılında ufak bir güncelleştirmesi gerçekleştirilmiştir. 2000 revizyonu ise standartlardaki ikinci kapsamlı değişimi temsil etmektedir. Günümüzde uygulamada olan geçerli standardın ismi ISO 9001:2015 olup, ISO 9002 diye bir standart yürürlükte değildir. 2016 yılında ISO TS 16949 olarak geliştirilmiş; fakat otomotiv sektörü için bir başka standartın gerekliliğine ihtiyaç duyulmuştur. Bu nedenle 2016 yılında IATF 16949 olarak yeniden güncellenmiştir. 2015 ve 2016 yılları kalite standartları açısından önemli bir yıldır çünkü 9001, 2015 yılında revize edilmiştir. Yine ISO TS 16949 olan otomotiv sektörü standartı da IATF olarak; yani IATF 16949 olarak 2016 yılında revize edilmiştir. İlk etapta en önemli göze çarpan değişiklik her iki standartın temel adımları birbiri ile uyumlu hale getirilmiş olması ve bir önceki versiyonlara göre daha yalın olması ve yalın tekniklerden daha çok bahsediyor olmalarıdır.  Birçok kafa karışıklığı bu şekliyle giderilmiştir. Yine ISO-TS’den IATF (International Automotive Task Force) uzman gruba devredilmiş olması da firmalara gelecekte daha ciddi yaptırımların kaçınılmaz olacağı gerçeğidir. (TR: Uluslararası Otomotiv Görev Gücü) Bu değişim, sektördeki müşteri beklentilerini çok iyi analiz etmiş, bu analiz daha kalıcı hale gelmesi için bu uzman grup tarafından daha etkin bir standart eşliğinde bir kümeler topluluğu tarafından yönetilmesi amaçlanmıştır.

Meşhur Beşli (Core Tools) Nedir?

9000 serisi standartların ilk revizyonu 1987 yılında yapılmış olmasından günümüze kadar yapılan revizyonlarda en dikkat çekici olma özelliği; daha yalın olmaları ve müşteri ihtiyaçlarına daha hızlı cevap verecek alt yapının sürekli olarak geliştirilmesidir. Otomotiv sektörü standartı olan IATF 16949-2016’nın, temel standart olan ve her fabrikada (özellikle metal, plastik, seramik vb.) bulunması zorunlu olan ISO 9001-2015’ten ayrıldığı yer IATF 16949-2016’nın beş önemli metodu uygulanması zorunluluğudur. Bu beş metot piyasalarda “Meşhur Beşli” olarak bilinmektedir. “5 Core Tools” da bir başka bilinir ismidir. Peki bu Meşhur Beşli neden sadece otomotive özgüdür? Diğer sektörlerde kalite maliyeti önemli değil midir? Daha önemlisi diğer sektörlerdeki müşteri memnuniyeti önemli değil midir? Gelin bu Meşhur Beşli ile hem firmanızı hem de müşterilerinizi koruyun. Bu metotları çok iyi anlayın. Çalışanlarınıza anlatın. Bunun farkında olan firmalar çoktan bu metotları kullanmaya başladılar bile.

Kısaca bu metotlardan bahsetmek istiyorum.

  1. APQP: Herhangi bir yeni ürün geliştirilirken veya devreye alırken daha planlama aşamasından beş faz olarak ele alarak bu metot sayesinde bir proje planı oluştur. Her safhasında izle, önlem al.

2. PPAP: Bir ürünü seriye serbest bırakırken süreç (proses) için gerekli olan tüm kanıtları önceden araştır ve sonuçlandır. Yani yapabilirliği olmayan bir süreçten geçip müşteriye giden ürünler geriye şikâyet olarak gelmesin. Maliyetlerin altında ezilme. Müşteri prestijin sekteye uğramasın.

3. FMEA: En yaygın olarak günümüzde firmalarda Tasarım ve Proses FMEA’sı karşımıza çıkıyor. FMEA’yı benimseyenler, Sistem ve Servis FMEA’sını da kullanıyorlar. FMEA aslında süreç adımlarında oluşması muhtemel bir hatanın risk önceliklendirilmesidir. RÖS: Risk Öncelik Sayısı veya RÖK: Risk Öncelik Katsayısı olarak bilinir. Bu katsayıya göre öncelikli riskler belirlenir, önlemler alınıp takip edilir.

4. SPC: Statistical Process Control (İSK: İstatistiksel Süreç Kontrolü)
Süreçlerin çıktısını belli aralıklarla ölçerek spesifikasyon dışı çıkan ürünü yakala. Hatayı süreçte tespit et. Gider ve devam et.

 5. MSA: Measure System Analyse (ÖSA: Ölçüm Sistemleri Analiz)
Proseslerinizi ölçtüğünüz cihazlarınızda ölçüm kaynaklı değişkenliği de ölçün. GRR en azından %30’un altında olsun ki cihazınızdan çıkan parçalarınız ve/veya ürünleriniz müşterinizden kusurlu ürün olarak dönmesin.

Meşhur Beşli’nin Önemi:

Görev yaptığım bir firmada en belirgin tespitim müşteri şikayetlerinin bariz olarak çok fazla olmasıydı. Firmayı biraz tanıdıktan sonra nedeni belirlemiştim. Meşhur Beşli’nin tam olarak ne işe yaradığı çalışanlar tarafından anlaşılmamıştı. Aslında günlerce sınıf eğitimleri almışlardı ancak hiç uygulamada bulunmamışlardı. Müşteri şikayetleri 20000 ppm (%2), iç müşteri şikayetleri de 35000 ppm (%3,5) idi. Müşteri şikayetlerinin firmaya olan maliyeti de cabası. İlginç olanı bazı orta kademe yöneticiler “Bu proseste bu oranlar çok normal.” diyorlardı; ama şikâyet oranları (%2 ve %3,5) son derece kötüydü. Bu maliyetleri sizlere danışmanlık yaparak %30 iyileştirebilirim dedim. Yönetim yeşil ışığı çoktan yakmıştı. Her eğitim sonrasında arkasından sahada birebir bu metotları uyguladık. Bu durumda ilk reaksiyonu almak çok önemlidir. Dirençleri böylece ortadan kaldırırsınız. %30 koyulan hedef yaklaşık %60 oranında kendini hemen iç hatalarda hissettirdi. 1800 pmm seviyelerine inildi. Bazı ölçü cihazlarında hassasiyet ölçüm spesifikasyonuna uyumlu değildi. Yeni yatırıma ihtiyaç vardı. İlk etapta bunlara dokunmamıştık bile.

En Büyük Yanılgı

“Bizde zaten 9001-2015 standartı var.” İşte bu söz en büyük yanılgılardan biri. Bir proseste %100 ölçüm yapıyorsunuz; ancak iki proses sonrasında hala ciddi miktarda hatalı parça yakalıyorsunuz. Final kontrolüne geliyorsunuz, hala ciddi oranda hatalı ürünlerle karşılaşıyorsunuz. Bunları önlemek elinizde. ISO 9001-2015 standartınız sizleri yanıltmasın. Bugünden atacağınız adımlar gelecekte ayakta kalabilmenin temelini oluşturacaklar. Bu beş teknik gerçekten önemlidir.

Son:

Bu beş metodun proaktif (önleyici) metotlar olduğu unutulmamalıdır. Çoğu firma hala reaktif (düzeltici) metotlar ile süreçleri yönetmeye çalışıyor. Yani yangın çıkmasın diye önlem almak yerine, her gün çıkan yangınları söndürmeye çalışıyorlar. Neden her gün yangın söndürmek isteyesiniz ki? Meşhur Beşli diye tabir ettiğimiz bu beş metodu hem öğrenmek hem de sahada uygulayabilmek için bizimle irtibata geçebilirsiniz. Unutmayın bu alanda farklılık yaratmak istiyorsanız bir an önce süreçlerinizi bu araçlara göre yeniden kurgulamanız sizi gelecekte daha güçlü bir konuma taşıyacaktır.

 

 

Sabri Deniz – Kıdemli Danışman

sabrideniz@lean.org.tr

 

CEVAP VER