Neden Yalın Hastaneler Kurmalıyız?

0
5320

Tüm dünyada sağlık konusu ciddi bir krizle karşı karşıyadır. Sağlığa olan talep, yaşam süresinin uzaması ve tedavi usul ve tekniklerinde gelişmelerden dolayı artmakta ve beraberinde de sağlık giderlerini kontrolsüz şekilde arttırmaktadır. Sağlık harcamalarındaki enflasyon ekonominin genel durumundaki artıştan 4-5 kat daha fazladır. Sağlık harcamalarındaki artışları bu şekilde sürdürmek dünyanın hiçbir yerinde mümkün değildir. Aynı zamanda hastanelerde birçok masrafın ve israfın gereksizce arttığı da görülmektedir. Bütün bunlara karşılık hastaların sağlık hizmetleri sırasında güvenlikleri azalmakta ve Amerika Birleşik Devletleri’nde birçok hasta önlenebilecek hatalar yüzünden hayatlarını kaybetmektedir.

Yukarıdaki durumlardan dolayı başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere birçok hastane ve sağlık sisteminde yalın prensiplerin uygulanmaya başlandığı ve bu prensiplerin sağlığa uyarlamasıyla dramatik sonuçların ortaya çıktığı görülmektedir. Yalın prensiplerin ana amacı her şeyi hastanın bakışından görmek ve yapmaktır. Hastayı sağlık sisteminin değişik kademelerinden süratle geçirmek ve mümkün olan her yerde standartlaşmayı gerçekleştirmektir. Geçmişten gelen gelenekler ve tıbbi yaklaşımlardan ortaya çıkan birçok engele rağmen birçok hastane lideri gerek kalite ve gerekse sağlık harcamalarında önemli gelişmeler sağlamaktadır. Yalın sağlık şimdilerde modern standarttır.

Birçok yalın hastane uygulamasında hastane binalarının önceden tasarlanmış ve inşa edilmiş olmasından dolayı birçok kısıtla karşılaşılmaktadır. Bir hastane karmaşık iş yapılan, birçok kişinin çalıştığı bir iş yeridir. Hastanede çalışanların kendilerine başvuran hastalara en iyi hizmeti sunmaları ve sağlıklarını en iyi duruma getirmeleri gerekmektedir. Fabrikalarda inşaat tamamlandıktan sonra ortaya çıkan ihtiyaca göre makinaların yerlerinin değiştirmek mümkün olabilmektedir. Ancak hastaneler inşaat sırasında yalnız makro seviyede değil orta seviyedeki operasyonları da sabitlemektedir. Bu ortamda hastane faaliyete geçtikten sonra mekanları ve hizmet alanlarını değiştirmekte büyük sıkıntılar ve maliyetler olmaktadır. Ameliyat odalarının yerleri ve adetleri, hastaların yattıkları odalar ve bulundukları alanlar, hastaların teşhis ve tedavi sırasında diğer katlar ve binalar arasında nakilleri ve bekleme alanları önceden belirlenmektedir. Alt seviyede ise her bir sağlık araç ve gerecinin yerlerinin tespiti, odaların tanzimi gerekmektedir. Hastane binasının tasarımı ve inşaat sırasında üst ve orta seviyedeki düzenlemeler yapılmakta ve bunları sonradan değiştirmek büyük masraflara, kayıplara sebep olmaktadır. Tasarım ve inşaat sırasındaki yanlış ve uygunsuz düzenlemeler hastanenin işleyişini, hasta güvenliğini ve verimliliğini olumsuz yönde etkilemektedir.

Bütün bu sebeplerden, yalın hastane prensiplerinin hastane binası tasarımı ve inşaatı sırasında uygulanmasını gerektirmektedir. Klasik hastane inşaatlarında hastanede çalışacak tıbbi personele ve hastaneden istifade edecek hastalara çok geç danışılmaktadır. Hastane inşaatındaki teknik spesifikasyonlar tıbbi uzmanlık ve cerrahi uygulamalar uzmanlık bölümlerine göre yapılmaktadır. Halbuki ana hasta akışlarına (poliklinikler, günlük vakalar, hasta teşhis, yatan hasta cerrahisi, uzun süreli tedaviler ve zihinsel hastalıkların tedavisi gibi) göre yerleştirme tasarımlarının yapılması gerekmektedir. Hastane tasarımlarını yapanlar değişik kaynaklardan aldıkları bilgileri sentezlemeye ve farklı görüşleri birleştirmeye çalışmamaktadırlar.

Hastane binası ve tesisinin tasarım ve inşasında yalın yaklaşım birçok yönden farklılık arz etmektedir. Hastane binasına yapılacak başvurunun (başvuracak hasta sayısı, yapılacak sağlık müdahaleleri, hedeflenen kalış süreleri, ameliyathanelerin kullanım hedefleri ve görüntüleme ekipmanının kullanım verimliliği) anlaşılmasından sonra başvuracak hastalara müştereken hizmet sunan değişik birimlerin personelini bir araya getirerek “hasta ana akış yolları” belirlenir. Hasta akış yolları belirlendikten sonra da hizmet birimleri tasarlanır ve yerleştirilir. Arkasından bina ve tesis tasarımı detaylandırılır. Hastalara her gün hizmet sunan doktor, hemşire ve teknisyenler bir araya getirilerek hastalara hizmetin sunuşu ile ilgili simülasyonlar yapılır ve acil başvurudan hasta yatışına kadar gerçek modeller tasarlanır.

Bu şekilde makro ve orta seviyede belirlenen çözümler klasik tasarımdan farklılıklar arz eder. Bu son şekilde tasarlanan tasarımlara sonradan çok az değişiklik yapılma ihtiyacı doğar ve bu şekilde inşaat maliyetlerinden ve zamandan önemli kazanımlar elde edilir. Binaların ve mekanların daha uygun ve verimli kullanımıyla hastane yönetim giderleri önemli ölçüde azalır. Hastaların ve personelin katılımları çok daha iyi tedavi sonuçlarını ve ilgilenen herkesin yüksek memnuniyetini sağlar.

Hastane binası ve tesis tasarımının odağına, hasta ihtiyaçlarını odak noktası alan yalın düşünceyi uygulamak için vakit kaybedilmemelidir. Yalın düşüncenin hastane inşaatına ve işletmesine sağlayacağı bütün bu faydalar açıkça belli olmasına rağmen günümüzde bazı hastaneler hala eski mantıkla yapılmaktadır ve yalın prensipleri uygulayan hastane işletmecilerine binalar teslim edilmektedir. Bu şekilde klasik yöntemle üretilen hastaneler ve hizmet binaları uygulayıcılar tarafından reddedilmekte ve bu sebepten de birçok israf ve birçok mutsuzluk, sıkıntı yaşanmaktadır. Yeni hastane binası inşa ederken yalın prensipleri uygulamak suretiyle büyük fırsatlar elde edilmektedir. Yalın Enstitü olarak önerimiz hastane binası ve tesislerin inşaatı, tasarımı ve üretimi sırasında yalın prensipleri uygulamanızdır ve Yalın Enstitü olarak bu konuda gerekli hizmetleri size verebileceğimizi belirtiriz.

Peter Willats

Yalın Enstitü, Türkiye