Yalın Dönüşümde Performans Kriterleri

0
2083

Yalın Üretim Sisteminin temel amacı, hammaddeden başlayıp nihai ürünün müşteriye ulaştırılmasına kadar olan süreçte, katma değer yaratmayan adım ve işlemleri tespit edip yok ederek kaynak ve zaman sarfını en aza indirmektir. Günümüzde pek çok şirket çetin rekabet koşullarında hayatta kalabilmek için yalın dönüşüm projeleri yürütmektedir. Ancak bu projelerin büyük bir bölümü başarısızlıkla sonuçlanmaktadır.

Bu başarısızlıklar incelendiğinde üst yönetim desteğinin yetersizliği, kısa vadede sonuç alma beklentisi, değişime gösterilen direnç gibi pek çok sebep sayılabilir. Sebeplerden biri de yalın üretimin temel amacının unutulması ve yalın araçları [Şekil 1] uygulamanın başarı kriteri olarak görülmeye başlanmasıdır. Şirketler ihtiyaçlarına göre bir öncelik sıralaması yapmadan rastgele belirlenmiş yalın araçları devreye alıp yürütmek için gereksiz kaynak harcayarak aslında yalın düşünceyle çelişen bir konuma düşebilirler. Bu durumla ilgili iki örnek Şans Çemberi ve Noel Ağacı Sendromlarıdır.[1]

Şans Çemberi: Araçları birbiri ardına denersiniz, çok az iyileşme elde edersiniz ve sonunda bırakırsınız.[1]

Noel Ağacı Sendromu: Dış denetçiler tarafından yılda bir yalın denetim yapılan şirketlerde fabrika denetçilerin ne görmek istediğini bilir.Bu nedenle bu iş noele benzer. Bir ağaç koyarlar süslerle ve denetçiler gittikten sonra ağaç bir sonraki yıla kadar kaldırılır.[1]

Yalın dönüşüm her şirkette şirketin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde farklı bir alandan başlayabilir. İş ihtiyacımıza uygun yalın araçlara öncelik vermek ve odaklanmak için her araç yönetim sistemi kullanılarak bir hedefle ilişkilendirilmelidir. Hedefler genelde alan başına ciro, kişi başına ciro, stok devir oranı, OEE (Toplam Ekipman Etkinliği), kalitesizlik maliyeti/ciro, değer akış haritaları ile belirlenen katma değer oranı (KDO=katma değerli süre / toplam süre ) gibi operasyon seviyesindeki mikro göstergelerin iyileştirilmesi olarak belirlenir. Ancak bu hedefler şirketin ulaşmaya çalıştığı makro hedeflerle uyumlu olmayabilir. Eğer mikro göstergeler iyileşmeyi işaret ederken makro göstergeler buna paralel bir seyir izlemiyorsa dönüşüme inanç azalmaya başlar. Bu nedenle yalın dönüşümü sağlamak için önce doğru makro hedeflerle işe başlamak gerekmektedir.

Peki şirketleri hızla yalınlaşmaya yönlendirecek makro hedefler nelerdir?

İlk akla gelen hedef net kar oranıdır (Net Kar/Net Satışlar). Net kar oranı her ne kadar şirketin kaynak yaratma gücünü gösterse de şirketi yalınlaşmaya yöneltmekte yetersiz kalmaktadır. Bunun temel sebebi net kar oranı hedefinin kaynak kullanımıyla ilgili bir sınırlama getirmemesidir. İlginç olan bir başka nokta ise yalınlaşma çalışmalarına başlayıp başarıyla ilerleyen bazı şirketlerin, projenin ilk dönemlerinde net kar oranlarında düşüş yaşamalarıdır. Aslında bu öngörülmesi gereken normal bir sonuçtur çünkü stok azaltma çalışmaları sürerken şirket üretim yapmak yerine stoktaki ürünlerini satmaya yönelir ve Tablo 1’de görüleceği üzere sabit maliyetlerini üretim düşüşüne paralel olarak düşüremez. Dolayısıyla stok seviyesi hedeflenen seviyeye ininceye kadar karı değiştirebilecek diğer etkenler gözardı edilirse net kar oranının düştüğü gözlemlenir. Bazı şirketler, kendilerini stok azaltmaya zorlamak için net kar yerine stok değişiminin hesaba katılmadığı değer akış karı kavramını (value stream profit)[2] ön plana çıkarmaktadır.

Yalınlaşmayı teşvik edecek makro göstergeyi bulmak için Yalın Düşüncenin temel felsefesine geri dönmek yeterlidir : “Daha az kaynakla daha çok değer yaratmak.”

Daha az kaynak: Şirketler varlıklarını kullanarak değer yaratmaya çalışırlar. Şirketin değer yaratmak için ihtiyaç duyduğu varlık seviyesi kaynak ihtiyacını belirlemektedir [Şekil 3]. Bu nedenle daha az kaynak kullanımı ancak operasyonların daha az varlıkla sürdürülebilmesiyle mümkün hale gelir.

Daha çok değer: Yalın Düşüncenin temel felsefesinde belirtilen “değer “ kavramı ise “kar” ile ilişkilendirilebilir. Sonuç olarak “değerin kaynağa” , yani “karın varlığa “ oranı yalın düşüncenin temel felsefesinden doğan etkin bir makro göstergeyi gözler önüne sermektedir.

Bu oran Varlık Karlılığı (ROA:Return on Assets) (Net Kar / Varlık Toplamı) olarak adlandırılmaktadır.

Varlık karlılığının artması için matematiksel olarak payın büyümesi ve/veya paydanın küçülmesi gerekmektedir. Karın artması net satış karlılığının arttırılmasıyla ve/veya yalınlaşma ile açığa çıkan kaynakların (kapasite, iş gücü, sermaye) yeni işler için kullanılarak yüksek satış cirosu elde edilmesiyle sağlanabilir. Genellikle kısa vadede yalın dönüşüm ile açığa çıkan kapasitenin gelire dönüştürülmesi mümkün olmadığı için tüm başarılı çalışmalara rağmen dönüşümün kar üzerindeki etkisi sınırlı kalabilir. [Tablo2—Adım1]. Finansal olarak vurucu etki kaynakların yeni işlerde kullanılmasıyla ortaya çıkar:

1. Satış cirosu artışı nedeniyle karlılık sabit kalsa bile kar artışı gerçekleşir.

2. Sabit maliyetlerin üretime paralel artmaması nedeniyle karlılıkta da bir artış olur.[Tablo2-Adım2]

Yalın dönüşüm projelerine makro düzeyde Varlık Karlılığı hedefi ile başlanması tüm yalın araçların etkin olarak kullanılmasını teşvik eder [Şekil 5-Örnekler çoğaltılabilir.]. Yönetsel ve operasyonel birimlerin birbiriyle uyum içindeki mikro ve makro hedeflere yönelmesi yalın dönüşüm projelerinin başarıya ulaşmasına büyük katkıda bulunacaktır. Hangi araçlara öncelik verileceği ise yine Varlık Karlılığına etki büyüklüğü gözetilerek belirlenmelidir.

 

Alper Bilgin
Coşkunöz Metal
Form Genel Müdür Asistanı & Yalın Yayılım Yetkilisi

CEVAP VER