Yalın Enstitü Kadrosu SEDAT SAVAŞ ’ın Aramıza Katılmasıyla Güçlenmeye ve Büyümeye Devam Etmektedir.

0
456

1994 Şubat tarihinde başladığım Toyota Türkiye fabrikasında 26 yıl 6 ay süren çalışma hayatımı, 2020 haziran itibariyle emeklilik nedeniyle tamamladım. Üretim kontrol bölümünde Genel malzeme , kimyasal malzeme ambarı, üretim hattına parça dağıtım takım lideri başladığım çalışma hayatımı PC (Production Control) bölümü PSM (Parts Supplier Management) kısmında parça / malzeme siparişi ve yönetim uzmanı olarak tamamladım. İşe girdiğim günden emekli olduğum tarihe kadar kendimi Toyota ailesini bir ferdi olarak hissettim. Toyota çalışma hayatım boyunca son günüme kadar bağlılıkla olan heyecanımı hiç kaybetmedim.

Günümüz şartlarında birçok öngörülmeyen, ekonomik krizler sıklıkla karşılaşılmaktadır. Son olarak da Covid-19 salgını yaşanıyor. Fakat, Toyota kültüründen aldığım ders değişime hemen adapte olmak , mücadele ruhu ile zorlukların fırsata dönüştürülebileceğini öğrendim. Çalışma hayatımda boyunca küresel ve Türkiye’de birçok krizlerle karşılaştık. Üretim rakamları azaldı. Bunun da tüm çalışanlara yansımaları olmuştu. Birçok şirket elman azaltımına giderken, Toyota kendi kültürü gereği, bunun aksine çalışanların kişisel gelişimini arttırıcı eğitim faaliyetlerinde bulundu. Çalışanların motivasyonunu arttırdı. Eğitim faaliyetleri Toyota kültürünün vazgeçilmezi olmuştur. İşimizin en yoğun zamanında bile yerimize geçici başka birini verip eğitime gönderildik. İngilizceyi bile burada öğrendim. Şirketime bizlere verdikleri eğitimlerden dolayı şükranlarımı borç biliyorum.

Toyota Covid-19 salgını ile oluşan duruma hızlı adapte olup, her zaman olduğu gibi rakiplerden bir adım önde olacaktır. Çünkü Toyota üretim sisteminin DNA’sında sürekli öğrenen, hata yapmaktan korkmayan ve öğrendiklerini gelecek nesillere aktaran yapı vardır. Görevim gereği çok sayıda yan sanayii ziyaretlerim oldu. Maalesef, çoğu firma insana yatırım yerine makine parkına yatırım yapmayı tercih ediyor. Şirket yönetimi kendi çalışanına güvenmiyor. Oysa Toyota Türkiye fabrikası nasıl oluyor da lojistik gibi maliyet arttırıcı dezavantajlar olmasına rağmen yıllardır Avrupa’daki diğer Toyota fabrikalarından daha başarılı, kendine yetebilen, diğer EMC’lere eğitim desteği veren fabrika olmayı başarabiliyor. Hatta bu yıl JD Power araştırma şirketi tarafından Afrika ve Avrupa bölgesinin en iyi altın madalya alan fabrikası seçildi. Japon yöneticiler konuşmalarında bizlere sürekli çalışkan, iş takibinde inatçı, hırslı, takım çalışmasına uyumlu ve hızlı düşünüp karar alabilen yapıda insanlar olduğumuzu bildiriyorlar. Bu Türk insanına olanaklar verildiğinde çok şeyi başarabileceğinin göstergesidir.

Maalesef, birçok firmada kapasite fazlası makine parkı ve kalite kaynaklı hurdalardan oluşan israflar çok fazladır. Bunların en başında ise insan kaynakları verimli kullanılamıyor. Yöneticilerin sahaya inip, proses analizi yapıp çalışanlarla bütünleşmesi gerekiyor. En iyi yatırımın insan olan yatırım olduğu iyi anlaşılmalıdır. Kendi insanımıza güvenmeliyiz. Çalışanlara sadece verilen işi yapmasını değil, geliştiren olasını sağlamalıyız. Kaynakların israfını ortadan kaldırmak için en iyi yolu çalışanın aklını işe koymasıdır. Yöneticilerin sürekli Gemba (yerinde gözlemleme) yapmaları gereklidir. Tüm çalışanlara PUKÖ döngüsüne (Planla- Uygula- Kontrol et- Önlem al) göre problem çözme teknikleri doğru aktarılmalıdır.
Toyota kültürüne göre ast üst oturma düzeninde çalışanların iletişimi efektif kullanılması için çalışma masaları oldukça yakındır. Bazı firmalarda maalesef , yönetici ve çalışanların farklı odalarda çalıştıklarını hatta yemekhanelerde bile ayrı oturma düzeni olduğunu görüyoruz. Firma sahipleri en zeki yöneticileri getirseler, en iyi makine parkına sahip olsalar dahi sahaya inmediği ve çalışanlarla bütünleşmediği sürece bu şirketlerin başarılı olma şansları yoktur. Çalışanların mutlaka şirket Hoşinleri (hedefleri) doğrultusunda yönlendirilmesi ve aidiyet bilincinin aşılanması gerekiyor.

Türk sanayisi daha çok KOBİ’lerden oluşan düşük üretim lotlarıyla, siparişlere nispeten hızlı cevap verebilen işletmelerdir. Ülkemizin yetişmiş genç insan gücüde vardır. Doğru yönlendirildiğinde başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Toyota yaklaşımı Sürekli iyileştirme (Mücadele, Kaizen, Genchi Genbutsu) ve İnsana saygı (Saygı, Takım çalışması) insanımıza aktarılabilirse hatta tüm yönetim kadrolarının buna göre dizayn edilirse ülkemizin geleceği aydınlık olacaktır.

CEVAP VER