Yararlı ve İyi Bir Hayat Yaşamak

0
1896

‘Yararlı ve İyi ​Bir Hayat Yaşamak’ konusu ile 1990”li yıllardan bu yana öncelikle kendi yaşamımın kalitesini daha da iyileştirebilmek için ilgilenmekteyim. Çok düşünmekte, bir çok ​kaynaktan yararlanmaya çalışmaktayım.

1990’lı yılların ilk yarısında Müşteri ve Kalite Odaklı Yönetim üzerinde çalışırken, Mal Sahipleri ve Karar V    ericiler başta olmak üzere en tepedeki yöneticiler ve bütün liderlik ve yöneticilik rollerini üstlenen kişilerin örgüt politikaları ve uygulamalarında vaz geçilmez önemleri olduğunu yaşayarak öğrendim.

1994 yılında Dünyayı Değiştiren Makina ve1997 yılında Yalın Düşünce kitaplarını okuduktan günümüze kadar geçen sürede sürekli olarak  ​Yalın Düşünce ve Yalın Şirket uygulamaları üzerine çalışmaktayız. Yalın Şirket uygulamaları ile uğraşan, bu konuda düşünce üreten herkesin düşüncesi Liderlik ve Yönetimin önemi üzerinde yoğunlaşmaktadır. Yalın Enstitü olarak Mal Sahipleri ve her seviyedeki Liderlik ve Yönetim konularında kitaplarımız; eğitim ve danışmanlıklarımız bulunmaktadır. ​www.yalinenstitu.org.tr

Liderlik ve Yöneticilik konusu ile uğraşanlar gibi ben de kişiliğimiz, kendi tarihimiz, geçmişimiz ve geçmişten günümüze oluşan temel değerlerimiz, dünya ve hayat anlayışımızı araştırırken bütün dünyadaki örnekleri de araştırmaya, öğrenmeye çalışmaktayım.

2000’li yılların başında “​Birey Yurttaş“​ismini taşıyan bir denemem de oldu.

​​Birey Yurttaş yaklaşımım, kişinin kendisinden başlayarak içinde yaşadığı, çalıştığı küçük grubun, kendi iş takımı, ailesi, apartmanı, sokağı ve köyü içindeki aktivitelerini, davranışlarını, iletişimini ve paylaşımını ele almaktadır. Gerçekten de bireyin kendisinden başlayarak yola çıkmak önemli başlangıç noktasıdır. Kişi kendisini anladığı, yakın çevresi ile karşılıklı anlayış ve saygıya dayalı ilişkiler kurabildiği takdirde yaşamı iyileşmekte ve yararlı bir hayata ulaşma yolunda yol kat edebilmektedir.

20​00’li yıllardan günümüze insan beyni ile ilgili araştırmaların ve yayınların sayısı da önemli ölçüde artmaktadır. Bu kaynak bolluğu,  İnsan Beyni, İnsan Duyguları ve Davranışları üzerindeki bilgilerimizi de arttırmaktadır. Bir anda bir birinden önemli ve konu ile ilgili herkesin anlayabileceği düzeydeki kitapların sayısında büyük artışlar olmaktadır​.

Bu bağlamda, kendi anlayışıma göre “Yararlı ve İyi Bir Hayat için Temel Bileşenler” üzerinde uzun süredir çalışmaktayım​. Yararlı ve İyi​ Bir Hayat’ın “​Başarılı, Mutlu ve Sağlıklı bir Hayat ve Ötesini”​kapsadığını düşünmekteyim. Başarılı, Mutlu, Sağlık bir yaşam konusunda herkesin benzeri görüşte olabileceğini düşünüyorum. “Ötesi” konusu ise, insanın özünü, değerlerini, inançlarını, dünyaya ve hayata bakışını ilgilendirmekte ve kişiden kişiye çok büyük değişiklikler göstermektedir. Şimdilik “Ötesi” konusunu kişinin Özü ve Değerleri şeklinde ifade ile yetiniyorum.

Yararlı ve İyi Bir Hayat Yaşamak

Başarılı, Mutlu ve Sağlıklı Yaşamın “Ötesi” kişilere göre çok fazla değişmektedir. “Ötesi” konusuna girmeden “Yararlı ve İyi bir Hayatın Bileşenleri” konusunu aşağıdaki Şablon ile açıklamaya çalışıyorum.

​​​“Yararlı ve İyi bir Hayat” için her şeyden önce Bu yönde Kişide sıra dışı, zaman geçtikçe artan bir “İstek, Mücadeleci Ruh ve Kararlılık” gerektiğine inanıyorum.

Önümüzdeki günlerde başta “Yararlı ve İyi bir Hayat” sözcüğü olmak üzere yukarıdaki her bir sözcüğü kendi görüşüme ve deneyimlerine göre açıklamaya çalışacağım.

“Yararlı ve İyi ​Bir Hayat” için ikinci bileşenin; kişi için her gün “Derinleşen Uzmanlık, Deneyim ve Ustalık” gerektirdiğine inanıyorum. Bu yönde bütün hayatımız boyunca bitmeyen tükenmeyen bir çabanın olması gerekmektedir. “Yararlı ve İyi bir Hayat” ancak büyük gayret, çaba ve fedakârlıkla ulaşılabilecek gerçek Bilgelik noktasıdır. Bu noktaya ancak çok azımız erişebilecektir.

Özellikle Günümüzde yaşamımız, her yönden, her kanaldan gelen, duygularımızı baskı altına alan iletilerin baskısı altındadır. Bu kadar ilgi çeken iletilerin tehdidine karşılık “Odaklanmayı” sürdürebilmek büyük çaba ve fedakârlık gerektirmektedir. Anında tatminin baskısı altındaki insanlığın derinlemesine Uzmanlaşması, Ustalaşması ancak büyük güçlüklerle gerçekleştirilebilmektedir.  Bu yönde çaba gösteren insan sayısı da gittikçe azalmaktadır.

Uzun yıllar boyunca yapılan çalışma ve araştırmalardan sonra Doğuştan Gelen Yetenek ve Sonradan Kazanılan/Öğrenilen Yetenekler ve Uzmanlık konusu aydınlığa kavuşturulmuştur. Doğuştan Edinilen Yeteneğin önemini küçüm​sememek ile birlikte Sonradan Edinilen, Kazanılan, Öğrenilen Kabiliyetlerin, Doğuştan Edilenlerden daha da önemli olduğu vurgulanmaktadır. Günümüzdeki araştırmalar, herhangi zorluğu olan kompleks bir konuda uzmanlaşabilmek için asgari 10.000 saatlik sistematik, yönlendirilen, zorluğu artan bir çabanın gerektiği vurgulanmaktadır.

Her gün ara vermeden yaz kış cumartesi pazar tatil olmadan bu çabanın sürdürülmesi gerekmektir. Günde kesintisiz 4.5 saatlik çabanın, çalışmanın sürdürülmesi önem taşımaktadır. Böyle bir çabayı insanın bir Ustanın/Sensei’in yönlendirmesi önem taşımaktadır. İnsanın kendisini aşmasında kısıtlar bulunmaktadır. İnsanın  kendisi  konfor alanında kalmayı doğuştan tercih etmektedir.  Bunu yenmek için hepimizin, hangi seviyede olursak olalım, bir güvendiği Ustaya/Sensei’ye ihtiyacı bulunmaktadır.

Bir olimpiyat seviyesi sporcu olabilmek için asgari 2 olimpiyat dönemine yani 8 yıla ihtiyaç bulunmaktadır. İyi bir Müzisyen olabilmek için 8-10 yıla ihtiyaç bulunmaktadır.

Mühendislik okulu mezunu yeni bir Mühendisin iyi bir mühendis olabilmesi için sistematik ve artan zorlukta görevler üstlenerek yaklaşık 8 ila 10 yıl gerekmektedir. Başarılı bir ​Baş Mühendis olabilmek için asgari 15-20 yıla ihtiyaç bulunmaktadır.

​Uzmanlaşma, yeteneklerimiz  konusunda​, Anders Ericsson ve Arkadaşlarının hazırladığı   “The Cambridge Handbook: Expertise and Expert Performance” kitabı önemli referans kaynak kitaptır.

Yararlı Bir Hayat Şablonun ortasında; “Günlük Rutin ve Gözden Geçirme” bulunmaktadır. Yukarıda belirttiğim çabayı sürdürebilmek için her günün belirlenmiş bir gündeme göre sürdürülmesi önem taşımaktadır. Nasıl İnanç sahipleri için günün belirli saatleri ibadete ayrılıyor, bu sürenin hiç bir gerekçe ile değiştirilmesi söz konusu olmuyorsa, aynı hassasiyeti kendi uzmanlığımızın tatbikatına ayırmamız gerekmektedir. Bu konuda hiçbir özür ve mazerete yer yoktur. Dikkatimizi dağıtan hiçbir şeye izin vermememiz gerekmektedir.

Her gün, Her hafta kendi günümüzün, haftamızın nasıl geçtiğini, nasıl ilerlediğimizi sistematik olarak gözden geçirmemiz gerekmektedir. İnsanın bu çabayı tek başına sistematik olarak sürdürmemiz zordur, büyük çaba ve özveri gerektirmektedir. Bilhassa formasyonumuzu geliştirme dönemimizde çok iyi bir Hocaya, Koça, Ustaya ihtiyacımız büyüktür. Ustanın zaman zaman acı eleştirilerine dayanmak ancak çok üstün insanlar için geçerli olabilmektedir.

Yararlı bir Hayat için Üçüncü Bileşen olarak; “Azalmayan Merak, Açık Zihin, Öğrenme ve Deney Yapma Arzusudur”.

Genellikte insanlar kendilerine güven kazandıkça, belirli bir uzmanlık seviyesine eriştikçe öz güveni artmakta, başkaları tarafından aranmakta, takdir görmektedir. Birçok insanın öz güveni arttıkça gururu artmaktadır. Gurur ve Kibir insanların karşısındaki ön önemli engellerin, hendeklerin başında gelmektedir.

Üçüncü Bileşen,  Uzmanlaşan, Ustalaşan insanın en önemli güvencesidir. “Hayat boyu öğrenme arzusu, merak duygusu ve Hayal Kurmak;  beraberindeki Açık ve Berrak Zihin” Uzak Doğu, Doğu İnançlarının üzerinde durduğu önemli özelliktir.

1207 ile 1273 yılları arasında yaşamış olan Mevlana‘nın şu sözleri çok anlamlıdır, çok önem taşımaktadır ve konumuza büyük aydınlık getirmektedir.

 

yararli-ve-iyi-hayat-yasamak-2

  “Yeniliğe Doğru:
 
Her gün bir yerden göçmek ne iyi,
 
Her gün bir yere konmak ne güzel,
 
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş,
 
Dünle beraber gitti cancağızım,
 
Ne kadar söz varsa düne ait,
 
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”

 

Yalçın İpbüken

 

 

 

 

 

Yalçın İpbüken

Başkan
Yalın Enstitü

CEVAP VER