Tanrı Ayrıntıdadır

0
1249

Goethe’nin bu çok güzel ve kısa fakat o kadar da anlamlı sözünde derin manalar gizlidir. Esasında mükemmelliğin sırrı da buradan geçmektedir. Geçen senelerde Japonya’ya bir grupla birlikte (10) günlüğüne seyahat etme ve Tokyo ile Osaka arasında hızlı tren ile onlarca değişik trene binme imkanım oldu. Japonya’da trenler ilan edildiği dakika içinde hareket edip perona giriyorlardı. Dikkatimi çeken en önemli husus, trenlere biniş idi. İnsanlar bizim Avrupa’da ve ülkemizde gördüğümüz gibi gelişigüzel durmak yerine perondaki yuvarlak işaretlerin önünde sıra oluyorlardı. Sigara içmek isteyen kişiler ise kuyruktan ayrılıp bir işaretin bulunduğu ve sigara içmenin mümkün olduğu yere kadar gidip açık havada ancak orada sigara içebiliyordu. Bazı insanlar grip mikrobunu ve diğer hastalıkları yaymamak için maske ile dolaşıyordu. Orada dikkatimi çeken bir diğer husus da, trenlerin – ki yüzlerce treni izleme imkanım oldu – hepsi o çizginin hizasında duruyordu ve hizada durduğu yerle çizgi arasındaki mesafe hiçbir zaman 10 cm. bile kaymıyordu. Şaşırmıştım … Japonya’ya eğitime gönderdiğimiz arkadaşların hepsi de buna dikkat etmişlerdi. Hakikaten trenler Japonya’yı ve Japonların bu ayrıntıya dikkat özelliğini temsil ediyorlardı.

Türkiye’nin içinde yaşadığı koşullardan çıkıp borç almadan ve siyasi ve askeri konjüktürden istifade etmeden yaşayabilmesi için ayrıntıya dikkat etmesi gerekmektedir. Ayrıntı herşeydir. Ürün ve hizmetlerimizin rekabet edebilirliği buna bağlıdır. Müşterimizin beklentilerini ancak ayrıntıya dikkat ederek yerine getirebiliriz. Ancak bu şekilde geleceğimizi garanti altına alabiliriz.

Özellikle iş hayatına yeni atılan genç mühendislerin şirket sistemi içersinde bir mühendislik görevini üstlenmeden önce Japonya’da olduğu gibi atelyelerde işçi olarak çalışmaları, ürün ve hizmetleri bizatihi üreten prosesin içinde yer almaları önem taşımaktadır. Üretimin zahmetini öğrenmeleri, ellerinin nasır tutması ve ayrıntıya dikkat ederken tevazuyu öğrenmeleri ilerdeki meslek hayatlarını ve yaşamlarını etkileyecektir. Özellikle yeni mühendis adaylarına yardım etmek istiyorsak onları bu zahmetli yoldan işe başlatmamızda yarar bulunmaktadır. 3 ile 6 aylık bir süre atelyelerde üretim işçiliğini yapan bir mühendisin kazanacağı derinlik, ayrıntıya dikkat, emeğe saygı ve prosesin bütününü ve ayrıntılarını öğrenmek kabiliyetini hiçbir mühendislik fakültesi veremez. Böyle bir tecrübeden mahrum olarak yola çıkan ve önemli işlere, projelere giren mühendis adaylarının gerçeği ayrıntıda yakalaması hiçbir zaman mümkün olamayacaktır. Dünyanın en iyi üniversitelerinin mühendislik fakültelerini bitirmiş olsalar da böyle bir hayat deneyiminden geçmeden herhangi bir bölümde görevlendirilmeleri yanlıştır.

Aynı şey satış, pazarlama ve servis için de geçerlidir. Dünyanın en iyi pazarlama, işletme okullarından mezun olsalar da hiçbir mezunu direkt işletme, pazarlama sisteminin içinde bir göreve getirmemek gerekir. Yine mühendislerde olduğu gibi 3 ile 6 ay arasında bir süreyi sahada, servis istasyonlarında, müşteriye satış noktalarında geçirmelerini sağlamak ve müşterinin ihtiyaçlarını ve müşterinin ürünü kullanırken ki ayrıntıya dikkat etmeleri ve öğrenmeleri gerekmektedir. Böyle bir hayat ve saha eğitimi almadan müşterinin beklentilerini ve ihtiyaçlarını ve kullanımını ayrıntı noktasında görmeyen hiçbir elemanı daha önemli görevlerle görevlendirmemek gerekmektedir.

Ayrıntıya alışmamız, hayatımızın bir parçası haline getirmemiz ancak çalışma hayatımızın ilk dönemlerinde kazanılabilir. Bu deneyimi hiçbir genç ve istikbal vaadeden kişiden mahrum etmemek gerekmektedir.

Unutmamak gerekir ki, mükemmeli yaratmak ayrıntıda yatmaktadır.

Yalçın İpbüken
Önce Kalite Dergisi
{Şubat 2002}

CEVAP VER